İstanbul Deprem Tarihi

İstanbul tarihi depremleri, yaklaşan İstanbul depremi için günümüze ışık tutması açısından çok önemli. İlk kurulduğu günden beri depremlerle sarsılan, sayısız yıkım yaşayan İstanbul, bir yenisine daha hazırlanırken, tarihsel depremler konusunda bir liste hazırladım.

Marmara Deprem Tarihi​

Marmara deprem tarihi, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olan İstanbul’u da etkileyen birçok Marmara depremini içerir.

553 İstanbul Depremi​

İzmit bölgesinde gerçekleşen, İstanbul’a da büyük hasar veren bir Doğu Marmara Depremi.

14 Aralık 557 Depremi​

O zamanki adı Rhegium olan Küçükçekmece açıklarında gerçekleştiği tahmin edilen ve bütün İstanbul’u etkileyen şiddetli bir depremdir. Birçok kaynakta Ayasofya’nın kubbesinin çöktüğü iddia edilir ancak bu depreme ve artçı şoklarına dayandı. Ayasofya’nın kubbesi, depremin meydana getirdiği hasar nedeniyle altı ay sonra, 14 Mayıs 558’de çöktü.

Bu deprem, 1509’daki büyük İstanbul depremine yakın şiddettedir.

26 Ekim 740 Depremi​

Marmara Denizi’nin doğusunda gerçekleşen bu deprem, İstanbul ve İznik yöresinde etkili oldu. Birçok kilise, manastır ve devlet binası yıkıldı. Çok sayıda insanın hayatını kaybettiği bu depremde, Trakya çok fazla etkilenmedi.

976 Depremi​

İzmit bölgesi depremlerinden, öncekiler gibi İstanbul’da çok ciddi can ve mal kaybına yol açtı. 557 ve 976 depremleri, aynı fay üzerinde gerçekleşti.

26 Ekim 989 Depremi​

İstanbul ve Doğru Marmara’yı etkiledi ve büyük can kaybına neden oldu. Bu deprem, deniz surlarını da yıktı ve kabaran sular (tsunami) hem Avrupa hem de Anadolu yakasında karanın içlerine kadar ilerledi.

1 Haziran 1296 Depremi​

Şehrin yaşadığı en korkunç depremlerden biridir. Tanık ifadelerine göre o kadar şiddetlidir ki, daha önce böyle bir afet hiçbir yerde yaşanmamıştır. Şehrin surlarının tamamına yakını yıkıldı ve çok sayıda insan bu depremde hayatını kaybetti. Ayasofya depremde herhangi bir zarar görmedi.

23 Nisan 1490 Depremi​

İzmit civarında gerçekleşen bu deprem, tıpkı 553 ve 976 depremleri gibi 1999 depreminin gerçekleştiği fay üzerinde gerçekleşti. Çok sayıda can kaybı ve yıkıma neden oldu.

10 Eylül 1509 Büyük İstanbul Depremi​

İstanbul’un Fethi’nden sonra Marmara Bölgesi ve hatta Ortadoğu ve Balkanlar’da gerçekleşen en büyük deprem olarak kaydedildi. Kırım ve Kahire’den dahi hissedildiği rivayet edilir. Çok büyük can ve mal kaybına neden oldu. İstanbul’da, 5000 kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

1509 istanbul depremi
1509 istanbul depremi

1529 yılına ait bu tahta baskı, İstanbul’daki depremde Fatih Camii’nin nasıl zarar gördüğünü ve minaresinin yıkıldığını ortaya koyuyor.​
Prof. Dr. Cenk Yaltırak’a göre, 1509 depremi, kırdığı fay ve neden olduğu hasar açısından, 557 ve 989 depremlerinin eşidir. Prof. Yaltırak, bugün beklediğimiz depremin de, benzer şekilde bu depremlerin bir tekrarı olabileceğini ve 7,7 büyüklüğüne ulaşabileceğini öngörüyor.

cenk yaltirak 1509 depremi
cenk yaltirak 1509 depremi

Prof. Yaltırak’a göre, 1509 yılında kırılan Doğu Marmara Fayı, önümüzdeki dönemde kırılması en muhtemel faydır.​

12 Haziran 1542 İstanbul Depremi​

Marmara Denizi’nde, İstanbul açıklarında gerçekleşti. Trakya’da da hasara neden oldu.

25 Mayıs 1719 Depremi​

İzmit’te gerçekleşen bu deprem, Dr. Ramazan Demirtaş’ın gerçekleştirdiği saha çalışmalarına göre, 1999 Gölcük depreminin ikizidir. İzmit ve yöresinde çok ağır hasara ve can kaybına neden oldu. İstanbul’da da yıkıma ve can kaybına neden oldu. Tarihsel olarak, 1490 İzmit depreminin tekrarıdır. Başka bir deyişle, aynı fay üzerinde 1490, 1719 ve 1999 yılında üç deprem olmuştur.

2 Eylül 1754 İstanbul Depremi​

12 Haziran 1542 depremi ile aynı fayda gerçekleştiği tahmin edilen, öncesinde öncü depremler olan deprem. İzmit bölgesinde de ciddi hasara ve can kaybına neden oldu.

1754 istanbul depremi
1754 istanbul depremi

1755 yılında Basel’de yayınlanmış bir ahşap baskıda anlatılan 1754 depremi.​

22 Mayıs 1766 Depremi​

1766 yılında yaşanan depremlerin ilki. Marmara Denizi’nin orta kesiminde meydana geldiği tahmin edilmektedir. İstanbul’da, kamu binalarının büyük çoğunluğu ve evlerin neredeyse tamamı hasar gördü veya tamamen çöktü. Fatih Camii tamamen yıkıldı ve ancak 1771’de yeniden açılabildi.

Ayasofya, depremi yine çok az hasarla atlattı. Süleymaniye, Şehzadebaşı, Valide ve daha yeni tamamlanmış Nuruosmaniye camileri çok az hasar gördü veya hasarsız atlatmayı başardı. Topkapı Sarayı da ciddi hasar gördü ve Sultan günlerce avluda kurulan çadırında uyumak zorunda kaldı.

5 Ağustos 1766 Depremi​

Bu yılın ikinci büyük depremi, tahminen Batı Marmara’da gerçekleşti ve yine büyük yıkıma neden oldu. Hasar, Tekirdağ ile Mürefte arasında yoğunlaştı. Ganos bölgesi de yer yer yıkımdan payını aldı. Gerek Mayıs, gerekse Ağustos depremlerinin 7’den büyük olduğu tahmin edilmektedir.

Deprem bilimciler bu depremi ve gerçekleştiği fayı 1912 Şarköy – Mürefte depremi ile ilişkilendirse de, o depreme neden olan fay, Gelibolu yöresinde ağır hasara ve can kaybına yol açan 17 Şubat 1659 Saros depreminin gerçekleştiği faydır. Saros körfezi için doğru deprem sıralaması 1509 – 1766 – 1912 şeklinde değil, 1083 – 1354 – 1659 – 1912 şeklindedir.

10 Temmuz 1894 Depremi​

Marmara Denizi’nin doğusunda meydana gelen bu deprem, 1894 Adalar Depremi olarak da bilinmektedir. İstanbul’da büyük yıkıma yol açtı. Aynı zamanda Yalova ve Karamürsel gibi güney kıyılarını da etkiledi. Nicolas Ambraseys’in aktardığına göre, deprem Kartal açıklarında denizin altından geçen telgraf kablosunu koparttı. Bu da, günümüzde depremde kırılan fay hakkında fikir vermektedir.

Kapalıçarşı büyük oranda çöktü. Ayasofya hasar görmezken Fatih Camii her depremde olduğu gibi yine hasar gördü. Şehir surlarında ciddi hasar meydana geldi. Hasar, özellikle suriçi bölgesinde yoğunlaştı.

1894 istanbul depremi
1894 istanbul depremi

Bu depremler, aynı zamanda Türkiye deprem tarihi açısından da büyük önem taşımaktadır çünkü daha önce de belirttiğim gibi, imparatorluğun başkentini derinden etkilemiş, kimi zaman padişahın ailesinden insanların ölmesine bile neden olmuştur.

Aletsel Dönemde İstanbul’u Etkileyen Depremler​

20. yüzyılda aletsel dönemin başlamasıyla birlikte, depremlerin büyüklüğü ölçülmeye başlandı. Bu gelişme sayesinde sismoloji bilimi çok ilerledi. Bu dönemde İstanbul’da yaşanan deprem tarihleri aşağıdaki gibidir:

18 Eylül 1963 Adalar Depremi​

6,4 büyüklüğünde gerçekleşen bu deprem, İstanbul’da (ve o zamanlar ilçesi olan Yalova’da) büyük paniğe yol açtı. Adalar / Yalova merkezli olduğu düşünülen depremde, İstanbul’da 1 kişi başına kiremit düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Bazı yapılar hasar gördü ancak yıkılmadı.

24 Nisan 1988 Marmara Depremi​

Silivri açıklarında meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki bu deprem, başta Tekirdağ olmak üzere İstanbul’da da hissedildi. Bazı evlerin camları kırıldı ve büyük korkuya yol açtı. Akşam saatlerinde meydana gelen depremin, çok sayıda küçük artçısı da kaydedildi.

26 Eylül 2019 Silivri Depremi​

Silivri açıklarında 22 Eylül’de başlayan deprem fırtınasının zirve noktası 5,7 ile Silivri açıklarında gerçekleşti. 24 Eylül’deki 4,7’lik şoktan sonra hızlanan deprem fırtınası, 5,7’lik depremden sonra da bir süre devam etti.

İstanbul’da 1 kişi kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Başta Avcılar ve Silivri olmak üzere birçok ilçede yüzlerce bina ağır hasar gördü. 11 Ocak 2020’de 4,9 büyüklüğünde bir artçısı daha meydana geldi.

Tarih boyunca kimi zaman erken, kimi zaman geç olmuş ama mutlaka olmuş bir depremi beklerken, kendimizi olasılık hesaplarına, “ya olmazsa” kolaycılığına teslim edersek, en son İzmir’de yaşadığımız acı manzaraları yaşamamız işten bile değildir. Kendimiz ölebiliriz veya akrabalarımızın cansız bedenlerini çıkarabilmek için günlerce enkaz başında bekleyebiliriz. Bu acı sondan korunmanın en iyi yolu, depremin ne zaman, hangi fayda ve kaç büyüklüğünde olacağı ile uğraşmayı bırakmak, güvenilir yapılarda yaşamak için çabalamaktır.

Yorum Yaz