• Eğlenceli genel forumlar arasında bir yıldız gibi parlayan en iyi genel forum sitesi Dipsiz Forum'a hoş geldiniz.

    Sadece 3 saniyenizi ayırarak, reklamsız ve güncel forumlar deryasına atlamaya ne dersiniz? Haydi, burası dipsiz bir forum, burada her şey var!

Covid-19 mRNA Aşılarına Bakış

Rick

Azimli üye
Deneyimli Üye
29 Temmuz 2021
246
0
COVID-19 aşılarından mRNA aşılarının detayları maalesef çok bilinmiyor.İleride bir sorun çıkaracak mı veya çıkartmayacak mı koca bir bilinmez.Bu aşıların sorunsuz olduğunu söylemek ne kadar görüş, düşünce ise sorunlu olduğunu söylemek de o kadar görüştür, düşüncedir.

Görüşlerimizi, düşüncelerimizi korkarak, çekinerek, anlatmaz, sunmaz, paylaşmaz ve sessiz kalırsak, o zaman suskun bir toplum olur, biat eden canlı topluluğu oluruz.Bu bakımdan her olumsuzluğu bir kenara bırakıp, aykırı düşücelere de açık olunmasında yarar vardır.

Bu videoyu izlemeniz önerilir.
https://odysee.com/@coronagercegi:d/275:c

Bu videodaki bilgilerin dayandırıldığı tüm kaynaklara toplu halde alttaki adresten erişebilirsiniz. Bilgileri bizzat kontrol etmenizi öneriyoruz.
https://childrenshealthdefense.org/c...rets/resources

Children's Health Defense tarafından 14 Mayıs 2021'de yayınlandı
What We Know — And May Never Know — About COVID Vaccines

Videoyu izleyecek durumda olmayanlar içinde videonun altyazı metnini aşağıdan okuyabilirsiniz.

Aşı olacak mısınız?

"Bizi kurtaracak olan TEK ŞEY AŞI" diyorlar.

Hükumet, medya ve ünlüler KORKUYU KULLANARAK sizi, emin olmadığınız bir şey için zorluyorlar !

Kolunuzu sıvayıp sizden vücudunuza GERİYE DÖNDÜRÜLMESİ MÜMKÜN OLMAYAN bir şey yapmanızı istiyorlar.

Sizi bilmem ama bizim birkaç sorumuz var.

Şimdi bunları cevaplayacağız...

Bu aşı GÜVENLİ Mİ ?

HAYIR !

FDA'ya (Gıda ve İlaç Dairesi'ne) göre aşıdan kaynaklanması olası olumsuz şeyler var. Başka bir ifadeyle YAN ETKİLER.

Guillain Barre Sendromu (ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİNİN YANGISAL BOZUKLUĞU)

Akut Dissemine Ensefalomiyelit (ŞİDDETLİ YAYILAN BEYİN-OMURİLİK YANGISI)

Transvers Miyelit (OMURİLİKTE SİNİRSEL BOZUKLUK),

Ensefalit (BEYİN İLTİHABI),

Miyelit (OMURİLİK İLTİHABI),

Ensefalomiyelit (BEYİN-OMURİLİK YANGISI),

Meningoensefalit (BEYİN ve BEYİN ZARI YANGISI),

MENENJİT,

Ensefalopati (BEYİN DOKUSU BOZUKLUĞU),

Konvülsiyonlar (ÇIRPINMALAR),

NÖBETLER...

Vay, ÇOK FAZLA...

Bunun için zamanımız yok !

İnsanı meraklandıran şu : Bu tür ölüm ve hasarlar zaten haber yapılıyor. Ama ana akım medyada NADİREN.

ABD hükumetinin VAERS (CDC'nin) veritabanı bu haberlerin bazılarını topluyor.

İnsanlar, kalp durması, solunum durması ve şiddetli başka belirtiler gösteriyorlar.

Bu raporlara (VAERS sisteminden) kendiniz de bakabilirsiniz.

Bunlar sadece örnek.

Böyle ONBİNLERCE rapor var.

Başka hükumetler de bu bilgileri topluyor.

Mesela Norveç'teki son raporda Kovid-19(!) aşılamalarıyla ilişkilendirilen 23 ölümün 13'ü doğrulandı.

Bunların (BU ÖLÜMLERİN) hepsi ANİ YAN ETKİLERDEN kaynaklı.

Peki ya 1 yıl, 5 yıl, belki 10 yıl sonra görülecek yan etkileri?

Ya da uzun vadede, ebeveynlerden çocuklarına geçecek etkileri ne olacak?

Kimse bilmiyor !

Bu enjeksiyonlar bazı insanları hasta etmeye başladığından beri bu DENEYSEL aşılamalardan sorumlu firma yetkililerinin kongrelere koşması ve burdan aldıkları “DENEME FAZI” adı altındaki yetki sayesinde TAZMİNAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNDEN TÜMÜYLE MUAF TUTULMALARINA şaşmamalı.

Bu da demek oluyor ki, bu iğneyi olur ve bundan dolayı zarar görür veya ölürseniz üretici firması sorumlu tutulamaz.

Peki aşılar insanları NEDEN HASTA EDİYOR ?

Belki de ŞIRINGANIN İÇİNDEKİNDEN dolayıdır !

Bunlar DENEYSEL ve siz de KOBAY FARESİSİNİZ.

Gördüğünüz gibi, böyle bir şey DAHA ÖNCE ASLA KULLANILMADI !

Bu bir aşı DEĞİLDİR !

Aşılar, virüs(!) gibi küçük mikroorganizmaların az dozajda vücuda enjekte edildiği şeylerdir.

Böylece bağışıklık sisteminiz virüsü(!) tanır ve antikor oluşturur.

En azından TEORİDE BÖYLE.

Fakat bu aşıların(!) yaptığı şey, BU DEĞİL !

Bu DENEYSEL BİR AŞILAMADIR ve eğer bu aşıyı(!) olursanız TEBRİKLER ! Artık gelmiş geçmiş EN BÜYÜK İNSAN DENEYİNİN bir parçasızınız.

Çünkü o şırınganın içindeki şey artık sudaki balık misali yani ZAYIFLATILMIŞ VİRÜS(!) DEĞİL ! (Balık yerine hiç ilgisi olmayan sudaki Zürafa misali)

Peki, ya NEDİR ?

İşte görüş...

Bu, sizin vücudunuz.

Her bir hücrenizde bulunan DNA, vücudunuza ne yapması gerektiğini söyler.

mRNA, DNA'nızdan vücudunuzun her yerine talimatlar ileten habercidir.

Kolunuza enjekte edecekleri şey, YAPAY bir mRNA.

DENEYSEL sıvı, size enjekte edildiği anda, bu nano (çok çok küçük) parçacıklar hücrelerinizde delikler açacak ve laboratuvarda yapılmış (YAPAY) mRNA'yı vücudunuza taşıyacak.

Bu nano parçacıklar hücrelerinize girdikten sonra Kovid-19(!) virüsünün(!) (ZARAR VERİCİ ZEHİRİN) parçalarını oluşturacak şekilde vücudunuzu yapılandırmak ister.

Bir bilgisayarı hacklemek gibidir.

Fakat virüsün(!) (ZEHİRİN) bir parçasını oluşturmak için bilgisayar yerine vücudunuzu hackleyip kullanıyorlar.

Bir bilgisayar korsanının (hacker'ın) bilgisayara, güvenlik duvarını aşıp girmesi gibi Kovid Aşısıyla(!) da DNA'nıza sızılıyor.

Bilgisayar korsanları bir virüs yayar.

Aşı korsanları ise virüsün(!) (ZEHİRİN) parçasını üretir.

Fakat siz bir makina değilsiniz.

Peki güvenli olduğundan ve hücrelerinize verdikleri tek şeyin Kovid-19(!) ile savaşması gereken şey olduğundan nasıl emin olabilirsiniz?

Sonraki Soru :

Kimyasalları kim sever?

Hazır olun ! Çünkü yakınınızdaki bir şırıngaya geliyorlar.

PFIZER üretimi Kovid Aşısı(!), nano parçacıkların oluşmasına yardım eden pozitif yüklü bir molekül olan ALC-0315'in de dahil olduğu birçok deneysel ve kimyasal madde içeriyor.

Ayrıca, DSPC ve POTASYUM KLORÜR, MONOBAZİK POTASYUM FOSFAT, SODYUM KLORÜR, DİBAZİK SODYUM FOSFAT DİHİDRAT denen maddeler de var.

Bu maddelerden bazılarını GÜBRE çuvallarının "İÇİNDEKİLER" listesinde da bulabilirsiniz.

Bunun vücuduma girmesi için sabırsızlanıyorum(!)

Hadi, şimdi de MODE RNA'ya bakalım... ya da (yani) Moderna Aşısına(!)...

Bu aşı(!) da benzer maddeleri içeriyor ve içinde bir uyuşturucu olan TROMETAMİN var. Çünkü, hmmm... neden olmasın ki ?

Ayrıca içinde şirket adına tescilli olan SM-102 var.

Tescilli demek, aşı(!) içeriğinde kullandıkları süper gizli ve özel malzeme. Ve size bu konuda bir şey açıklamak zorunda değiller!

Bir ilaç firması ne saklamaya çalışıyor olabilir ki?

Vücudunuza enjekte edilen şeyin TAM OLARAK NE OLDUĞUNU bilme hakkınız yok mu?

Veya GÜVENLİ OLUP OLMADIĞINI ?

DENEYSEL aşılama, KAPSAMLI bir şekilde test edilmiş midir?

HAYIR !

FDA'nın (İlaç ve Gıda Dairesi'nin) "Aşılar ve İlgili Biyolojik Ürünler Danışma Kurulu" acil kullanım için bu DENEYSEL AŞILAMAYI onaylama kararı aldı.

Arnold Monto, kurula başkanlık etti.

Bir aşıyı(!) tüm ülkeye kabul ettirebilmek için nasıl çaba sarf ettiğine gelin bir bakalım.

+ Size kesinlikle katılıyorum ama...
- ÇABUK OL !

+ Bu benim ilk sorumdu. Diğer sorum ise...
- Sadece 1 soru demiştim !

+ Peki o zaman elimi tekrar kaldırıyorum.
- Güzel, o zaman sıranın sonuna geç.

- Bunu gerçekten... kısa tutmalıyız.

- Cevapları nispeten kısa tutalım. Bu çok uzun bir soru.

- Şu anda, sonradan kazanılmış veya doğuştan gelen bağışıklık tepkileri (yan etkiler) hakkında endişelenmeyeceğiz. Bunu yayın dışında konuşuruz.

- Dr. Fink'i sorunun bu kısmına cevap vermek zorunda bırakmayacağım.

- Bence yayın dışında konuşulabilecek, bağışıklık tepkisi (yan etkiler) ve diğer şeyler hakkındaki tartışmalardan uzak durmalıyız.

- Ve bu nedenle bugünlük işimiz bitti.

Üstün bir çaba(!) değil mi?

Ek Not : En son Aralık 2018'de Pfizer'den PARA ALDI !

Sizi güvende tutması gereken kişiler (doktorlar), aşının(!) beyninizi, böbreklerinizi, akciğerlerinizi ve kalbinizi nasıl etkilediğini ARAŞTIRMAYI GEREKSİZ BULDU !

Aşının(!), alabileceğiniz diğer ilaçlarla nasıl bir etkileşime gireceği ile ilgili HİÇBİR ÇALIŞMA YAPILMAMIŞTIR !

TEK DOZ etkisi üzerine HİÇBİR ZEHİRLİLİK ÇALIŞMASI YAPILMAMIŞTIR !

Vücudunuza girdiklerinde bu kimyasallara ne olduğunu görmek için HİÇBİR TOKSİKOKİNETİK ÇALIŞMA YAPILMAMIŞTIR !

Bu kimyasalların DNA'nıza zarar verip vermediğini görmek için HİÇBİR GENOTOKSİSİTE ÇALIŞMASI YAPILMAMIŞTIR !

Bu maddelerin kansere yol açıp açmayacağını belirlemek için HİÇBİR KANSEROJENLİK ÇALIŞMASI YAPILMAMIŞTIR !

HAMİLE kadınlar için GÜVENLİ OLUP OLMADIĞINI da BİLMİYORLAR !

DENEYSEL aşının annelerde veya yenidoğanlarda doğum öncesi ve doğum sonrası GELİŞİMİ NASIL ETKİLEDİĞİNE DAİR HİÇBİR ÇALIŞMA YAPILMAMIŞTIR !

Çiftlere yapılan aşı(!) ve sonrasında olabilecek çocuklarına da geçebilecek aşının(!) ETKİLERİYLE İLGİLİ HİÇBİR ÇALIŞMA YAPILMADI !

Tüm şu notlara bir bakın !

DENEYSEL AŞILAMA etkili mi?

Bir HAYIR daha !

Kendinize bir sorun : Aşı diye nitelenen şeyler ÇOK ETKİLİYSE aşıdan(!) sonra NEDEN HALA maske takmanızı istiyorlar?

Ve neden bazı insanlar aşılandıktan sonra Kovid(!) geçiriyor?

Bu haber başlıklarını gördünüz mü?

Pfizer'in aşı denemeleri için yapılan klinik deneyleri, sayacaklarımın HİÇBİRİNİ ÖNLEYEMEDİ ! :

Kovid(!)'e yakalanmak, Kovid(!)'i ağır geçirmek, Kovid(!)'den dolayı hastaneye yatmak, Kovid(!)'i yaymak.

Bütün klinik deneylerin sonucuna göre aşılar(!) sadece HAFİF derecedeki Kovid-19(!) belirtilerinin riskini azalttı.

Öksürük veya kas ağrısı gibi.

HEPSİ BU !

Bunları nerden mi biliyoruz?

Üreticisi PFIZER söylüyor :

Kovid-19(!), Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) kriterlerine göre şu belirtilerden en az birinin varlığı olarak tanımlandı : Ateş, yeni veya artan öksürük, yeni veya artan nefes kesilmesi, titreme, yeni veya artan kas ağrısı, yeni tat veya koku kaybı, boğaz ağrısı, ishal veya kusma.

Şimdi MODERNA'ya gelelim,

FDA'ya göre Moderna Aşısı(!); insanları 2 aydan daha uzun süre koruyacak mı BİLİNMİYOR,

testi pozitif çıkan kişiler için herhangi bir fayda sağlayacak mı BİLİNMİYOR,

insanların Kovid(!)'den ölmesini engelleyecek mi BİLİNMİYOR,

virüsün(!) insandan insana bulaşmasını önleyecek mi BİLİNMİYOR,

nüfusun büyük bir oranı için güvenli mi BİLİNMİYOR,

hastalığın kapılmasına sebep olup durumu daha da kötüleştirecek mi, BİLİNMİYOR !!!

Bence burdan çıkan sonuç, BİR ŞEY BİLMİYORLAR(!)

Ve bize bu DENEYSEL AŞIYI bir tür "ACİL DURUM" olarak sunduklarına göre Kovid-19(!) için başkaca güvenli ve etkili tedavi yöntemleri bulunamamış olmalı. Öyle mi?

YANLIŞ !

Doktorlar Kovid-19(!) 'lu hastaları korumak ve iyileştirmek için daha güvenli, etkili ve ucuz tedaviler buldu. 30 yılı aşkın süredir güvenle kullanılan ivermectin gibi.

Fakat hükumet bu etkili ilacın kullanımını desteklemiyor.

Aslında, hidroksiklorokin (ancak uygun yapıdaki kişilere ve uygun dozajda olmak koşuluyla, yoksa ölümcül etkisi olabiliyor), D ve C vitamini ve çinko gibi başka tedavi yöntemleri de var.

Kovid'i(!) önleme ve tedavi etmede doktorlarca güvenli ve etkili bulunan...

Fakat hükumet bunların da kullanılmasını istemiyor.

Hükumet doktorları susturuyor ve diğer tedavi yöntemlerini dikkate almıyor mu?

EVET !

Doktorlardan, bilim insanlarından, hemşirelerden ve diğer sağlık çalışanlarından gelen eleştirel sesler sansürleniyor.

Çünkü eğer Kovid-19(!)'a karşı etkili tedavilerimiz olursa bunlar, DENEYSEL AŞILAMAYI tamamen gereksiz kılar.

Eğer DENEYSEL AŞIYI olmazsam ölme ihtimalim YÜKSEK olmaz mı?

Cevap : HAYIR !

Hükümetin kendi istatistiklerine ve temel matematik bilgisine göre, DENEYSEL AŞILAMA olmadan Kovid-19(!)'dan kurtulma şansınız yaş grubunuza bağlıdır.

0-14 yaş arası KURTULMA ŞANSI %99,9998 'dir

15-44 yaş arası KURTULMA ŞANSI %99,9931 'dir

45-64 yaş arası KURTULMA ŞANSI %99,9294 'dir

65-85 yaş arası KURTULMA ŞANSI %99,6297 'dir

ve 85 yaş üzeri KURTULMA ŞANSI %98,2499 'dir

RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ

Aslında yıldırım çarpması sonucu ölme ihtimaliniz ile Kovid-19(!)'dan ölme ihtimaliniz nerdeyse aynı.

Yıldırım çarpma riskine karşı DENEYSEL AŞIYA ihtiyacımız var mı?

Bu arada unutmayın ki, aşı(!) diye nitelendirilen bu şeyin, birinin Kovid(!)'den ölmesini engellediği kanıtlanmadı bile.

Fakat sizin Kovid(!)'den kurtulma şansınız bu istatistiklerden bile daha yüksektir.

Neden mi?

Çünkü hükumetlerin Kovid(!) testleri, önde gelen bilim insanları tarafından İŞE YARAMAZ bulunduğundan beri vaka ve ölüm sayıları şişirildi.

Kovid(!) testleri PCR ile yapılır.

PCR (Polimeraz Zincir Reaksiyonu), Nobel Ödüllü Dr. Kary Mullis tarafından icat edildi.

Ve videoda kendi ağzından, TESTİNİN, ASLA, HASTA OLUP OLMADIĞINIZI BELİRLEMEK İÇİN TASARLANMADIĞINI söyledi.

Hadi dinleyelim...

PCR'yi iyi kullanarak nerdeyse HER ŞEYİ HERKESTE BULABİLİRSİNİZ.

PCR bundan ayrıdır. Bir şeyden birçok şey yapmak için kullanılan bir süreçtir.

BU TEST SİZE HASTA OLDUĞUNUZU SÖYLEMEZ ya da bulduğunuz şeyin size gerçekten zarar vereceğini.

Ayrıca, Anthony Fauci, çoğu PCR testinin HATALI yapıldığını, BULAŞICI VİRÜSLERİ(!) DEĞİL, ÖLÜ NÜKLEOTİTLERİ BULDUĞUNU söyledi.

Başka bir ifadeyle, testler sizde aslında Kovid(!) BULUNMADIĞI HALDE Kovid(!) BULUYOR !

Hadi dinleyelim...

Eğer 35 veya üzerinde bir döngü sayısına ulaşırsanız çoğalma ihtimali düşer.

Yani birileri... Biliyorsunuz hastalarımız var ve bu doktorlar için olduğu kadar hastalar için de sinir bozucu.

Biri geliyor ve PCR'lerini 37 döngüde sürekli tekrarlıyor.

Ama asla... 37 döngüde virüsleri(!) nerdeyse hiç kültürleyemezsiniz.

Yani bence biri 37, 38 hatta 36 döngü ile geldiğinde bunun sadece ölü nükleotit döngüsü olduğunu söylemen gerekir.

"Ölü Nükleotit Döngüsü"

36 döngüde bile mi?

İlginç ! Bilin bakalım FDA kaçı onaylamış...

40 döngüye kadar.

Bu da demek oluyor ki Kovid(!) bulan testlerin çoğu Kovid(!) BULMUYOR !

Aksine, ortamdaki ölü nükleotit parçalarını buluyor.

Ve son olarak... DENEYSEL aşılamayı yapan firmalardan biri olan Pfizer'ın eski başkan yardımcısı, PCR testlerini İŞE YARAMAZ olarak nitelendirdi.

Peki, birisi Kovid(!)'den ölüyorsa ve PCR testleri İŞE YARAMIYORSA bu insanlar gerçekte neden ölüyor?

Muhtemelen diğer komorbiditeler (eş zamanlı hastalıklar) nedeniyle.

O nedir?

Yani mevcut diğer hastalıklarından.

CDC'ye (Hastalık Kontrol ve Koruma Merkezi'ne) göre Kovid(!) ölümlerinin(!) %94'ü ortalama 2,9 tane daha komorbiditeye (ölüm faktörüne) sahipti.

Başka bir ifadeyle, Kovid(!)'den öldüğü düşünülen kişilerin %94'ü, ölümlerine yol açmış olabilecek ortalama 3 hastalığa daha sahipti.

Hadi özetleyelim...

İşte bildiklerimiz...

"Kovid Aşısı" BİR AŞI DEĞİLDİR !

Hücrelerinizi hackleyip vücudunuzu yapılandırarak Kovid-19 virüsünün (ZARAR VERİCİ ZEHİRİN) parçalarını oluşturan DENEYSEL bir mRNA enjeksiyonudur !

Klinik denemeleri ACELEYE GETİRİLDİ !

Güvenlik testleri atlandı (YAPILMADI) !

Ve daha şimdiden BİRÇOK YAN ETKİYE YOL AÇIYOR !

İnsanlar daha şimdiden bundan (DENEYSEL AŞIDAN) dolayı HASTALANIYOR ve ÖLÜYOR !

Aşının(!), insanların Kovid(!) kapmasını, virüsü(!) bulaştırmasını veya çok hasta olmasını ÖNLEDİĞİ KANITLANMADI !

İlaç şirketinin bize şırıngada ne olduğunu söylemesi zorunlu olmadığı için BİLEŞENLERİNİN TAM LİSTESİ BİLİNMİYOR !

İlaç şirketleri insanların aşı diye nitelendirilen bu şey nedeniyle hastalanmasından veya ölmesinden sorumlu olamamak için kongrelere koşuyor.

İronik bir şekilde burda bir bağışıklık söz konusu. Aşı(!) üreticileri hesap vermeye karşı %100 bağışık durumdalar.

Kovid-19(!) için güvenli, etkili ve kanıtlanmış tedaviler var fakat görmezden geliniyor ve sansürleniyor.

Vaka ve ölüm sayıları oldukça abartılı çünkü dayandırıldıkları PCR testleri İŞE YARAMAZ.

Gerçek şu ki, hiçbirimiz gerçekten bilmiyoruz(!)

Kısıtlamalar NEDEN ?

HATALI testler NEDEN ?

Kovid(!) vaka ve ölüm rakamlarının abartılması NEDEN ?

Her yerdeki sansür NİYE ?

Burdaki ASIL OLAY NEDİR ?

Şırıngaların içinde ne olduğunu dahi bilmiyoruz. Ve DENEYSEL AŞI vücudunuza girdiğinde ne olacağını...

Kimse bilmiyor ! Fakat bildiğimiz şey, eğer bir kere içinize girerse ONU BİR DAHA ÇIKARAMAZSINIZ!

ASLA GERİYE DÖNDÜREMEYECEĞİNİZ (telafisi olmayacak) bir şeyin kendinize yapılmasına İZİN VERMEYİN !

Daha fazlasını öğrenmek isterseniz kaynak sayfalarımıza (childrenshealthdefense.org) gidin ve unutmayın : BU SİZİN VÜCUDUNUZ ve SİZİN HAYATINIZ !


KARAR SİZİN ELİNİZDE...
 

Deepest

Deneyimli üye
Yönetici
23 Mart 2021
887
2.390
İstanbul
Sadece zaman gerekli. He nedir aslında denemeleri için kobay lazım ama gönülsüz insanları korkutarak kandırarak olmaz. Bir de acaba mikrobu salmadan önce aşıyı da bulmuşlardır diye düşünüyorum ama hangisi bilemiyorum.
 

Candan

Doğa Sevdalısı
Uzman Üye
16 Mayıs 2021
493
1.293
Tabiatın Ortası
Yukarıdaki yazıda, bana göre, doğrular da var, şüphe ettiğim bilgiler de. Bilim insanlarının bile, birinin dediğini, bir diğeri yalanladı. Sağlık bakanı, güven kaybetti. Her kafadan ayrı bir ses çıktığından da, insanların kafası karışıp, kime ve neye inanacağını bilemez hâle geldi. Yani, kafalarda pek çok soru işareti oluştu.
 

Gri

Lahmacun
Yönetici
23 Mart 2021
564
2
2.070
39
İstanbul, Çanakkale
dipsizforum.com
@Rick farklı bir bakış açısı olsun diye bu yazıyı paylaşmışsın, forum adına teşekkür ederim ama yazıda maalesef tek bir doğru bilgi yok.

Şu başlıkta, bu yazıdaki birçok safsataya bilim insanları tarafından verilen cevaplar var, ancak bu yazıda maalesef bilim insanlarının hiçbir tezi yok. Sadece iddialar ve bunların gerçekmiş gibi sunulması söz konusu. Bu yazıda kullanılan, çok tehlikeli bir tartışma tekniği var, öncelikle onu açıklayayım:



Straw man fallacy, yani korkuluk safsatası, herhangi bir tartışmada, bir kavramı veya hipotezi değerlendirirken, doğrudan ona değil, alternatif bir gerçeklik yaratılarak sahte bir kopyasına cevap vererek haklı çıkmayı anlatır. Başka bir deyişle, bir kişiyle değil de onun korkuluğu ile, yani gerçekte o olmayan bir kopyasıyla savaşmaktır.

Örneğin, evrim karşıtlarının ara form kavramına karşı savundukları iddialar, bilim dünyasının kabul ettiği ara form ile ilgili değildir. Başka bir deyişle, evrimsel biyolojide, hem ardılının hem öncülünün özelliklerini aynı anda taşıyan türlere ara form denirken, evrim karşıtları bunu çarpıtarak yarı insan - yarı timsah şeklinde canlıların ara form olduğunu ve böyle türlerin gerçekte var olmadığını savunur. Sadece onların kaynaklarından ara form nedir öğrenen bir insan, ara form kavramını yanlış öğrenecek ve evrim karşıtı olacaktır. Oysa gerçeği, ikinci el bilgi kaynaklarından değil de doğrudan evrimsel biyologlardan öğrenmiş olsadı, bu hataya düşmemiş olacaktı.

Aşı konusunda da aynı durum söz konusu. Aşı karşıtları, korkuluk safsatasına başvurarak alternatif bir gerçeklik sunuyor ve doktorlardan, tıp akademisyenlerinden veya sağlık kuruluşlarından gelen verileri / açıklamaları, eğip bükerek gerçek olmayan istatistikler sunuyor.



Örneğin, yukarıdaki yazıda Covid aşılarının hamile kadınlar üzerindeki etkilerinin bilinmediği söylenerek, tehlikeli olduğu imasında bulunuluyor. Burada yapılan, birçok araştırmada geçen "hamile kadınlar üzerinde bilinen etkisi yoktur" ifadesini alıp, "hamile kadınlar üzerindeki etkisi bilinmiyor" şeklindeki yönlendirmeli ifadeyle aktarmak. Aşı karşıtı bir metin okuyorsanız, "etkisi bilinmiyor" ifadesi tek bir anlama gelecektir, o da aşının zararlı olduğu şeklinde, aslında hiçbir bilimsel araştırmada geçmeyen bir ifade!

Oysa, gerçeklere döndüğümüzde, 19 Mayıs 2021 tarihinde İngiliz hükümeti tarafından yayınlanan bir bilgilendirme notunda, ABD'de deneme sürecinde 90.000 hamile kadına en az bir doz Pfizer ve Modena aşısı vurulduğunu ve herhangi bir yan etki görülmediği (no safety concerns have been identified) anlatılıyor.

Öte yandan, Covid-19 aşısının değil, kendisinin doğurganlık üzerinde ciddi etkileri olduğu gözlemleniyor. Covid'in, erkeklerde sperm üretimini etkilediğine dair bir araştırma yayınlandı bile.



Başka bir korkuluk safsatası da, mRNA aşılarının DNA'ya müdahale ettiği şeklinde. mRNA aşılarının ne olduğuna dair alternatif bir gerçeklik oluşturuyor ve bunun üzerinden ne kadar zararlı olduklarını anlatıyor. Oysa anlatınların gerçekle hiçbir ilişkisi yok.

mRNA aşıları, iddia edildiği gibi daha önce hiç kullanılmamış bir teknoloji değil. 1990 yılından beri biliniyor ve üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Daha önce, Zika ve kuduz aşıları ile, kanserli hücrelere doğrudan müdahale edebilecek mRNA aşıları geliştirildi ve denendi. Covid aşıları, ilk kez yaygın kullanılan aşılar olsa da, 30 senelik bir bilgi birikiminin ve milyonlarca deneğin üzerinde yapılan testlerin sonucu. Yani, bu aşıları ilk kez bizim üzerimizde denemiyorlar. Safsata.

mRNA aşılarının DNA'ya müdahale etmediğine, genetik yapımızı değiştirmediğine dair o kadar fazla makale var ki, hepsini burada paylaşmak imkansız. Ancak Vikipedia makalesi veya bu ve şu kaynaklarda doyurucu bilgi mevcut. Yok ben buradan okumak istiyorum diyorsanız buyrun: mRNA aşısı, insan hücresine nüfuz ettikten sonra, DNA'mızın bulunduğu hücre çekirdeğine, yani Nucleus'a girmiyor. Birkaç gün içinde de, hücre tarafından parçalanarak vücuttan atılıyor. Lise biyoloji bilgimizden bile hatırlayabileceğimiz bu küçük detay ile, mRNA aşılarının DNA'mızı değiştiremeyeceğini kolaylıkla anlayabiliriz.



Her zincir, sadece en zayıf halkası kadar sağlamdır. Bu safsatalar da, tek tek cevap verilecek kadar değerli metinler değil. O nedenle, aradan iki önemli maddeyi çekip, elimden geldiğince / bilgim yettiğince bilimsel bilgi aktarmaya çalıştım.

Ancak, bir kez kendinizi komplo teorilerine kaptırdıysanız, gerçek yerine onlara inanmaya devam edeceksiniz. Onca bilim insanı, akademik kurum, devlet kurumu ne derse desin, siz onlara değil, kimler tarafından fonlandığı belli olmayan, hiçbir bilimsel kaynağa dayanmayan, Whatsapp gruplarında veya kimin kurduğu belli olmayan internet sitelerinde yazan safsatalara iman edeceksiniz.

Bu kadar uzun yazmamın nedeni bu, gerçekten şüphe ettiğiniz kadar komplo teorilerinden de şüphe etmeniz. Gerçeğe ulaşmanızın yolu, akademik kurumları bir yana bırakıp komplo teorilerine ne diyorsa desin inanmak değildir. Safsatalar sizin ve ailenizin sağlığını tehlikeye atar, hatta öldürebilir. Lütfen aşınızı olun. Kaynağı belirsiz söylentilere inanmak yerine bilime güvenin.

Kırıcı olduysam peşinen özür dilerim, bu yazıda amacım metin üzerinden konuşmaktı sadece. Bu konuya ilk ve son mesajım, çünkü dediğim gibi eğer komplo teorilerine inanmayı tercih ediyorsanız, bu bir tercihtir ve elbette dostlarımın tercihlerine katılmayıp kınasam da, saygı duyarım. Çünkü böyle tartışmalar üzerinden dostlarımı kırmak, incitmek istemem.
 

Rick

Azimli üye
Deneyimli Üye
29 Temmuz 2021
246
0
Sondan başlayayım, niçin kırıcı olacaksın ki, sonuçta yazıyı yazan ben değilim.Yazıdakiler sadece birer görüş.

Ancak isteniyor ki konuşulmasın.Niçin bu şekilde davranılıyor anlamış değilim.Bırakalım konuşulsun, sorun var denilen yerler de topluma alenen " sorun olmadığı " düzgünce açıklansın, sadece tıp literatüründen anlayanların anlayacağı kitapsal sayfalarda kalmasın.

En saçma fikirler veya düşünceler içerisinde bile bazen doğrular çıkabiliyor.Yazılanların içerisinde yanlışlar da çıkacaktır, zaman içerisinde doğru söylendiğine dair olanlar da çıkacaktır.

mRNA aşılarının diğer aşılarda " denenmiş " olması, bu aşının da doğru olduğu anlamına gelmez.Virüsün yapısı şusu busu mutlaka farklılık gösterir.İleriki dönemler bunun yanıtlarını daha iyi ortaya koyacaktır.Şimdiden kesin sorun çıkacak veya çıkmayacak demek, son derece yanlıştır.

Herşeyden önemlisi tüm dünya zaten " istatistik " anlamında sınıfta kaldı.Size bir örnek...:
Bu forumda da üye olan bir arkadaşımızın kayın pederi, yaklaşık 1 ay önce vefat etti.Yıllardır da " kalp yetmezliği " rahatsızlığı vardı.Ve kalp krizi geçiriyor, hastaneye kaldırılıyor, yoğun bakıma alınıyor, ancak verilen ilaç tedavisine yenik düşüyor.O arkadaşımız doktora " ölüm nedenini " soruyor ve aldığı yanıt " kalp yetmezliği "...Ama ilginçtir ki aynı doktor, rapora ölüm nedeni olarak " Covid-19 " yazıyor.!

Bunun gibi dünyada o kadar çok örnek vardır ki şaşırırız.Söylenen şu, Covid-19 dan dünyada 1,5 yıl içerisinde 3 milyon kişi öldü...!!! Acaba doğru mu?

Peki 1,5 yıl içerisinde Influenza'dan kaç kişi öldü...? Yanıt yok...! Oysa ki her yıl 250 bin ila 600-700 bin arası insan mevsimsel grip dediğimiz Influenza'dan ölüyordu.! Ne oldu da bu virüs yok oldu? Covid mi yok etti bunu.Bunu birilerinin söylemesi gerek, bu birincisi.İkinci dünya üzerindeki ölümlerden raporlarda Covid-19 yazanların ne kadarı gerçekten Covidten ne kadarı farklı nedenlerden.Bunu bilen var mı?

Şüphe gördükleri her ölümü Covid diye yazmadılar mı? Bunun böyle olduğu tüm dünyadaki sağlıkçılardan ara ara geldi, dillendirildi, TV lerde dahi izledik, komplo teorisi de değil üstelik.

Hadi yukarıdakiler safsata...Yahu arkadaş, bir Allah'ın kulu çıksa da şu soruları yanıtlasa...Ama yok...!

PCR testlerindeki pozitiflerden yüzden kaçı Covid...? Bunu kim söyleyecek? Yine yanıt yok...! PCR testi pozitif çıkana, damgalı eşek gibi " Covid " damgası yapıştırılıyor ve vaka olarak da istatistiklere geçiriliyor.Peki gerçekten covid mi? PCR testinin amacının bu olmadığını cümle alem bilirken hem de...

Ye iki kilo üzümü, geç direksiyona, denk gel bir trafik denetlemeye ve üfletsinler aleti, bak bakalım kaç promil alkollü çıkacaksın...! Oysa içki içmedin, meyva yedin...! Yani pozitif çıktığında, virüs, Covid mi, Influenza mı ve ya başka bir virüs mü, ne kadar kapmışsın, mikrarı ne, yani hasta edecek miktarda mı...Kim takar bu soruların yanıtlarını.Sen geç hele şöyle, sen Covid lisin sus artık...!

Bir Allah'ın kulu çıksa da şunu açıklasa, ama yok...

Gelelim maske konusuna...Neden insanlara " açık havada " maske zorunluluğu getiriliyor.? Veya sorumu daha net sorayım, maskeyi kim takar?

Birincisi, maske, sağlıklı insan için değil, hasta insanın kullanımı içindir.
İkincisi, cerrahi maske, cerrahın, operasyon esnasında açık yaraya partiküllerinin düşmesine engel olması amaçlıdır.
Üçüncüsü,salgın döneminde açık havada dahi maske kullanımı, sağlıklı insan için uygun değildir.Ancak ve ancak " kapalı ortamda " takılması gereken bir koruyucudur.Gidin istediğiniz yere bakın.Ancak öyle bir algı yaratıldı ki, açık havada maske takmayana bile " öcü " gözüyle bakılıyor.Bu maskenin, sağlık açısından sorunu vardır yoktura ben girmeyeyim, aşağıdaki TTB liğinin yazısı söylesin...:
maske-aciklama.jpg

Ama insanlar maskeye isyan ettiklerinde de " sorumsuz vatandaş " oluveriyorlar.Böyle mi olmalıdır.? TTB nin bu söylediğine bakarak şunu söyleyebilir miyiz...: " açık havada, sağlıklı kişilerin maske kullanmazsa hasta olacağı " safsatadır veya komplo teorisidir...Kaldı ki bunu sadece TTB de söylemiyor, bir çok otorite de hemen hemen aynı şeyi söylüyor.Ama malesef kim takar Yalova kaymakamını...! Maske takmazsan, potansiyen hastalık yayıcı bir kişisin ve sosyal sorumsuzluk örneği gösterdiğin için ÖCÜ sün...!

Şimdi, hiç kimse bana maske kullanmanın masalını anlatmasın, üzerim onu...Biz aile olarak zaten 11 yıldır maske kullanıyoruz.Detayına girmeyeyim, bu forumda detayı bilen de var, bilmeyen de, ama bilen hak verecektir, sadece biliyormuş havalarına girip kimse zırvalamasın...! Sadece küçücük bir not, TTB nin söylediği doğru...

Dolayısıyla yukarıdaki yazının doğruluğu veya yanlışlığından çok, konuşulması, seslerin kesilmemesi, seslerin ancak ve ancak, topluma doğru açıklamalar yapılarak kesilmesi düşüncesindeyim.Buna şunu da ilave edeyim, o doğru açıklamaların " ittifakla " yapılması önemli noktadır.X prof a deyip, Y prof d derse yine olmaz.Kendi alanlarında " fikir birliği " sağlayamamış olan tıp veya bilim dünyası, toplumu rahatlatmaz ve yukarıdaki, ne isim koyarsanız koyun, safsata veya komplo teorilerini bitirmez.

Bu arada...:
Bunu diyorsun sevgili Gri...:
Başka bir korkuluk safsatası da, mRNA aşılarının DNA'ya müdahale ettiği şeklinde. mRNA aşılarının ne olduğuna dair alternatif bir gerçeklik oluşturuyor ve bunun üzerinden ne kadar zararlı olduklarını anlatıyor. Oysa anlatınların gerçekle hiçbir ilişkisi yok.

Bu " safsata " kelimesini, şu araştırmayı yapıp " keşif " diyenlere söyle rica ediyorum...:
Hücreler, DNA'yı yeni oluşan bir hücreye giren yeni bir kümeye kopyalayan makineler içerir. Polimeraz adı verilen aynı makine sınıfı, merkezi DNA deposundan kopyalanan notlar gibi RNA mesajları da oluşturur, böylece proteinlere daha verimli bir şekilde okunabilirler. Ancak polimerazların yalnızca tek yönde DNA'da DNA veya RNA'da çalıştığı düşünülüyordu. Bu, RNA mesajlarının genomik DNA'nın ana tarif kitabına yeniden yazılmasını önler. Şimdi, Thomas Jefferson Üniversitesi araştırmacıları, RNA segmentlerinin tekrar DNA'ya yazılabileceğine dair ilk kanıtları sunuyor; bu, potansiyel olarak biyolojideki merkezi dogmaya meydan okuyor ve biyolojinin birçok alanını etkileyen geniş etkilere sahip olabilir.
 
Moderatörler tarafından düzenlendi:

Çok Okunan Konular

Top