• Eğlenceli genel forumlar arasında bir yıldız gibi parlayan en iyi genel forum sitesi Dipsiz Forum'a hoş geldiniz.

    Sadece 3 saniyenizi ayırarak, reklamsız ve güncel forumlar deryasına atlamaya ne dersiniz? Haydi, burası dipsiz bir forum, burada her şey var!

Enterokolit Nedir? Tedavisi Nasıldır?

uykumvar

Müdavim üye
Deneyimli Üye
24 Mart 2021
318
834
31
Enterokolit sendromu , vücudun sindirim sisteminde meydana gelen bir inflamasyondur. Sindirim sisteminde meydana gelen inflamasyon; hem ince bağırsağı hem de kolonun iç astarını olumsuz yönde etkilemekte ve beraberinde birtakım komplikasyonlara sebebiyet vermektedir. Tıp teriminde kolon; kalın bağırsak anlamında kullanılan bir terimdir ve görevi atık maddeleri vücut dışarısına atmaktır. Burada bir sorun meydana gelmesi beraberinde dışkıda kan görülmesi, karında ağrı, kilo kaybı ve dışkıda mukus varlığı durumlarını desteklemektedir.

Enterokolit nedir sorusunu açıklamak gerekirse; enterit ince bağırsağın iltihaplanması iken, kolit kavramı ise kolon (kalın bağırsak) iltihabını ifade etmektedir. Enterokolit ise ince ve kalın bağırsakta meydana gelen inflamasyonun bir kombinasyonudur.

Enterokolit sendromu hem yetişkinler hem de bebeklerde karşılaşılan bir tablodur. Yetişkinlerde gıda zehirlenmesi vb. durumlara bağlı olarak gelişen tablonun bebeklerde meydana gelme sebebi henüz kesin olarak bilinmemektedir. Enterokolit türleri şu şekildedir:
  • Nekrotizan Enterokolit
  • Nötropenik Enterokolit
  • Psödomembranöz Enterokolit (Antibiyotik İlişkili Enterokolit)
  • Hemorajik Enterokolit
  • Gıda Proteinine Bağlı Enterokolit

Nekrotizan Enterokolit (NEK)

Nekrotizan enterokolit , esas olarak prematüre bebeklerde görülen, mukozal hasardan nekroza (doku ölümü) ve perforasyona (delinme) kadar değişen bağırsak yolunda çeşitli hasarla karakterize inflamatuar bir bağırsak hastalığıdır.

‘’Çok düşük doğum ağırlığıyla doğan bebeklerin %5-12’sini etkileyen ve erken doğmuş yenidoğanlarda gastrointestinal hastalığa bağlı ölümlerin önde gelen nedenlerinden biri nekrotizan enterokolittir. Yavaş ve sinsi bir şekilde ortaya çıkan hastalık, bazı yenidoğanlarda beslenme intoleransı (tüketilen bir besinin içinde bulunan maddeye karşı sindirim sistemi tepkisi) gibi semptomlar gösterebilir. Nekrotizan enterokolitin erken dönem tedavisi bağırsak istirahati ve dikkatli antibiyotik kullanımını içermektedir. Ancak, tanıda gecikilmiş ve bağırsak delinmesi ile karşılaşılmışsa cerrahi gereklidir. Cerrahi gerektiren nekrotizan enterokolit ölüm oranlarının %20-30 olduğu tahmin edilmektedir. ‘’ (Meister, A.L., vd, 2020)

Nekrotizan Enterokolit (NEK) Tedavisi Nasıldır?

Nekrotizan enterokolit tedavisi erken tanı neticesinde sağlandığı zaman, bağırsak istirahati için bebeğin beslenmesi 1-2 hafta süre ile kesilir ve bağırsağın durumu hekimler tarafından sıklıkla kontrol edilir. Bu süreçte beslenme intravenöz sıvılarla sağlanır. Radyolojik olarak bağırsakların durumu, mevcut rahatsızlığın hangi aşamada olduğu görüntülenebildiğinden eğer gerek var ise bağırsak istirahatinin yanı sıra doktor kontrolünde farmakolojik tedavi ile de desteklenebilir. Söz konusu tabloda bağırsağın ağır tahribatı var ise cerrahi gerebilir.

Nötropenik Enterokolit

Nötropenik enterokolit , kolon iltihabı sonucunda meydana gelen bir tablodur ve çoğunlukla kanser ile ilişkilendirilir. İleri vadede ise doku ölümü ve perforasyona neden olur. Vücudumuzdaki zararlı maddelerle savaşan nötrofillerin yokluğu ‘’nötropeni’’ olarak adlandırılmaktadır. Yeterli miktarda nötrofil barındırmayan vücut enfeksiyon gelişimi için bir risk taşır.

Nötropenik enterokolit nedenleri şu şekildedir:
  • Kemoterapi
  • Bilinçsiz ilaç kullanımı
  • Radyasyon tedavisi
Herhangi bir sebeple nötropenik enterokolit rahatsızlığı geçiren bireylerin düzen olarak karın grafilerinin izlenmesi ve doktor kontrolünde tutulması önem arz etmektedir. Ayrıca bu süreçte hijyen kurallarına dikkat tedavi açısından oldukça önemlidir.

Nötropenik kolit, genellikle bağışıklık sistemi baskılanmış kişileri etkileyen ciddi bir durumdur. Kesin patogenezi (hastalığın gelişimi) tam olarak anlaşılamamıştır. Bununla birlikte hastalığın başlangıcındaki ana unsurların nötropeni (beyaz kan hücrelerinin bir kısmını oluşturan nötrofillerin düşüklüğü – kemoterapi sonrasında meydana gelebilir.) ve bağırsak mukoza hasarı olarak görülür. Bahsi geçen iki rahatsızlık sonucunda bağırsak ödemi, damar tıkanması ve bozulmuş mukoza yüzeyi meydana gelerek bakteri istilasına karşı savunmasız bir hale gelir.

Psödomembranöz Enterokolit​

Enterokolit türlerinden bir diğeri de psödomembranöz enterokolittir. Psödomembranöz enterokolit diğer bir ifade ile antibiyotikle ilişkili kolit veya C. difficile kolit olarak da adlandırılır. C. difficile varlığı düşük miktarlarda risk barındırmaz fakat antibiyotik kullanımı sonucunda bağırsak florasının bozulması bu bakterinin artış göstermesine yol açar. Bunun sonucunda ise psödomembranöz denen yalancı zarla örtülü kalın bağırsak iltihabı tablosu meydana gelir.

Bu nedenle vücut her ne kadar yararlı ve zararlı bakterileri dengede tutsa da bağırsak florasının bozulmasını önlemek amacıyla bilinçsiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır.

Psödomembranöz enterokolit belirtileri şu şekildedir:
  • Ateş
  • Kötü kokulu ishal
  • Ağrı ve kramp
  • Yorgunluk
  • Şişkinlik
Psödomembranöz kolit tedavisi sürecinde ayırt edici özellik, ağızdan uygulanan ilaçlarının kullanımıdır. Durumu teşhis edilemeyen ve uygun şekilde tedavi edilemeyen hastalarda ölüm oranı yüksektir. Rahatsızlığın getirebileceği komplikasyonlar bazen acil ameliyat gerektirebilir.

Hemorajik Enterokolit​

Hemorajik enterekolit , escherichia coli bakterisi türlerinin yol açtığı bir ince-kalın bağırsak inflamasyonudur. Bu tablo sonucunda kişilerde;
  • Şiddetli kramp,
  • Sulu ve kanlı ishal,
  • Ateş görülebilir. (nadir)
Enfeksiyonun tedaviyle kontrol altına alınması mümkün olmakla birlikte önlem alınmadığı takdirde kan dolaşımına yayılarak çeşitli rahatsızlıklara sebebiyet verme riski vardır. Eti pişirmeden yemek, pastörize edilmemiş süt içmek ve hijyene dikkat etmemek escherichia coli bakterisi bulaş riskini arttırır.

enterokolit-nedir-tedavisi-nasildir.jpg

Gıda Proteinine Bağlı Enterokolit​

Gıda proteinine bağlı enterokolit sendromu , çoğunlukla küçük yaştaki çocukları ve bebekleri olumsuz yönde etkileyen bir gıda reaksiyonudur. Çeşitli nedenlerden ötürü meydana geden gıda reaksiyonu, ince ve kalın bağırsakta iltihaplanma ile sonuçlanmaktadır. Alerjik reaksiyon; ishal, kusma, soluk cilt ve düşük vücut ısısı ile karakterizedir. Yemek yedikten yaklaşık olarak 2-4 saat sonra meydana gelen semptomlar etkin tedavi seçenekleriyle kontrol altına alınabilmekte ve erken dönemde iyileşme sağlanabilmektedir.

Nedeni henüz kesin bilinmeyen bu tablo; bireylerin besinlerin içerisinde bulunan proteinlere karşı reaksiyon göstermesi sonucu gelişmektedir.

Gıda proteinine bağlı enterokolit (FPIES), tipik olarak bebeklik döneminde ortaya çıkar ve çoğu hastada okul çağına kadar iyileşme gösterir. Yetişkinlerde FPIES görülmesi nadir olsa da bildirilmiş bir durumdur. Ayrıca; inek sütü ve soya, ABD’de bulunan bebeklerde en yaygın tetikleyici gıdalar olarak bilinmektedir ve katı yiyecekler beslenmeye dahil edildiğinden pirinç ve yulaf gibi tahıllara olan reaksiyonlar da artmaktadır.

Enterokolit Rahatsızlığının Genel Teşhisi Nasıldır?​

Enterokolit hastalığı tanı ve takibinde tür ayırmaksızın gerekli olan testler şu şekildedir:
  • Tam kan sayımı
  • Dışkı örneği
  • Hasta öyküsü
  • Görüntüleme testleri (MR gibi)
  • Kan kültürü testi
Kan parametrelerinin değerlendirilmesi; koldaki bir damardan (ven) kan alınması ve laboratuvar ortamında incelenmesi şeklinde gerçekleştirilmektedir. İncelenen parametrelerde enfeksiyon kontrolü yapılmakla birlikte dışkı incelenmesi de oldukça mühimdir.

Enterokolit Rahatsızlığının Tedavisi Nasıldır?​

Enterokolit tedavisi sahip olunan hastalık türüne göre farklı tedavi yöntemleri gerektirir. Bu noktada teşhisi konulan enterokolit türüne göre; ilaç tedavisi, diyet tedavisi, intravenöz sıvı desteği, kan transfüzyonu, bağırsak mikroorganizmaların dışarıdan gelen sağlıklı ve canlı bakterilerle değiştirilmesi gibi tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir. Bu tedaviler tamamen kişiye özel olarak doktor kontrolünde uygulanmaktadır.
 
Top