• Eğlenceli genel forumlar arasında bir yıldız gibi parlayan en iyi genel forum sitesi Dipsiz Forum'a hoş geldiniz.

    Sadece 3 saniyenizi ayırarak, reklamsız ve güncel forumlar deryasına atlamaya ne dersiniz? Haydi, burası dipsiz bir forum, burada her şey var!

Koronavirüs Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Candan

Doğa Sevdalısı
Uzman Üye
16 Mayıs 2021
493
1.293
Tabiatın Ortası

Koronavirüs Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar




Covid 19 tedavisi ve önlenmesiyle ilgili toplumda bazı doğru olduğu zannedilen yanlış bilgiler var.

Örneğin “antibiyotiklerin virüslere etkili olduğu bilgisi yanlış, antibiyotikler sadece bakterilere etkili ilaçlardır”. El dezenfeksiyonunda kullandığımız alkol ve klor spreyleri yüzeyleri ve elimizi temizlemek için kullanılabilir. Bunları yutmak ya da ağza sıkmak söz konusu olamaz. Sarımsak yemenin de Covid 19’dan korunmada faydası olduğuna dair bir kanıt bulunmuyor…

Bu ve benzeri doğru bildiğimiz yanlışlarla ilgili Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Pınar Çıragil bilgilerimizi güncelledi.
  • 5G mobil networklerin olduğu yerlerden kaçınmak covid 19 enfeksiyonundan bizi korur!
DOĞRUSU: Virüsler radyo dalgaları ve mobil networkler üzerinde taşınmadığı için böyle bir şey söz konusu değildir. Ayrıca 5G’nin olmadığı bazı ülkelerde de Covid 19’a bağlı pandemiler görülmektedir.

  • Ek vitamin kullanımı Covid 19’a karşı korur.
DOĞRUSU: Birçok insan, C vitamini, D vitamini, çinko, yeşil çay, ekinezya gibi bağışıklık sistemini güçlendirecek ek destek alıyor. Bunları kullanmak bağışıklık fonksiyonlarımıza güçlendirmek için etki edebilir ancak ek vitaminlerin direkt Covid 19’dan koruduğuna dair bir kanıt yoktur.
  • Gümüş takmak koruyucudur.
DOĞRUSU: Gümüş kolye kullanımının Covid 19’dan koruduğuna ya da tedavisinde etkili olduğuna dair bir kanıt bulunmuyor.

  • Güneş ışınlarında virüsler ortadan kaybolur.
DOĞRUSU: Kış aylarında, içinde bulunduğumuz yaz günlerinde virüsün yüksek ısıda ortadan kaybolacağına dair bir söylemler vardı ancak bunun doğru olmadığı görüldü. Ultraviyole ışınlarının vücutta hasara neden olabilir. UVB ciltte hasara yol açabilir. UVC cilt için göreceli biraz daha az zararlıdır. Güneş ışınlarına ve 25 derecenin üzerindeki sıcaklıklara maruz kalmak bizi Covid 19’dan korumaz ve Covid 19’un tedavisinde etkili olmaz. Covid 19 pozitif ya da asemptomatik taşıyıcı olan bir kişiyle sosyal mesafe ve maske kullanımı kurallarına uymadan temas etmek güneşli günlerde dahi bize hastalığın bulaşmasına yol açabilir.

  • Sıcak suyla duş almak Covid 19’a karşı korur.
DOĞRUSU: Çok sıcak suyla duş almanın da Covid 19’undan koruduğuna dair bilimsel bir veri bulunmuyor. Bununla birlikte saç ve sakala koronavirüs yapışabilir. Bu nedenle saçımıza elimizi sürdüğümüzde elimizi su ve sabunla yıkamalıyız.

  • Çocuklar hasta olmazlar.
DOĞRUSU: Cocuklar da Covid 19 geçirebilir. Üstelik semptomları bulunmayan çocuklar taşıyıcı olup hastalığı yetişkinlere de taşıyabilir. Tüm yaş gruplarındaki çocuklar Covid 19 enfeksiyonuna karşı duyarlıdır. Geçişte ve bulaşta önemli rol oynar.

  • Kullanılan maskeler mikrodalga fırınlarda dezenfekte edebilir.
DOĞRUSU: Bu çok yanlış bir bilgidir. N95 maskeler içinde metal parçalar zarar görebilir. Bazı kumaş maskeler yıkanabilir. Yıkanamıyorsa dezenfekte edilerek güneş gören temiz bir yerde birkaç gün havalandırarak tekrar kullanılabilir. Zira korona virüs 3 günden fazla yüzeylerde yaşayamıyor.

  • D Vitamini kullanmak hastalığı yakalanmayı önler.
DOĞRUSU: D vitamininin Covid 19’dan koruduğuna dair bilimsel bir veri bulunmamaktadır. D vitamini sağlıklı kaslar, güçlü kemikler ve güçlü bir bağışıklık sistemi için gereklidir. Ancak yüksek miktarda D vitamini almanın toksik etkileri olabilir. Kalp ritim problemleri, kemik ağrıları ve böbrek hasarları gibi yan etkileri olabilir.

  • Sebze ve meyveler sabunlu suyla yıkanmalı.
DOĞRUSU: Yiyeceklerle korona virüs bulaşmaz çünkü midemizdeki asit korona virüsün ölmesine yol açar. Dolayısıyla sebze ve meyveleri bu şekilde temizlenmesi çok fazla önerilmiyor. Sadece suyla surterek yıkamak yeterlidir. Ancak bunları yıkadıktan sonra da ellerin su ve sabunla en az 20 saniye yıkanmasi gerekli. Aksi takdirde bu yiyeceklerin üstünde korona virüs varsa ellerimizi ağzımıza ya da yüzümüze sürdüğümüzde bulaşma ihtimali var

  • Evcil hayvanlardan koronavirüs bulaşır.
DOĞRUSU: Bu konuda bazı yayınlar mevcut. Ancak hayvanların insanlara koronavirüs yaymada önemli bir rol oynadığı düşünülmüyor. Bu nedenle hayvanlar için Covid 19 testlerinin rutin olarak yapılması önerilmiyor.

  • Koronavirüs rüzgarla birlikte hareket eder, yayılır
DOĞRUSU: Koronavirüsün havada uzun süre dolaşamayacağı bilinmektedir. Virüsü taşıyan birinin öksürmesi, aksırması ya da hapşırması sonucunda oluşan damlacıklarla yayılabiliyor. Biliyoruz ki bu damlacıklar ağır ve havada uzun süre salınamıyor ve yere çöküyor. Bu nedenle rüzgâr çok fazla risk faktörü değil. Ancak virüs, rüzgârla bir takım yüzeylere düşüp de yapışırsa ve o yüzeylere dokunulmasından sonra ellerle yüz, burun ve ağza dokunulması risk oluşturuyor.

Korona virüs bulaşında kontakt lens kullanımı gözlüğe göre daha fazla risk taşıyor. Ancak kesin bir kanıt yine de bulunmuyor. El hijyenine dikkat edilmediğinde gözde enfeksiyona neden olabilir. Bundan dolayı kontakt lens kullananların bu dönemde el hijyenine daha fazla dikkat etmesi gerekiyor.

  • Antikor testi pozitif olan bir kişi enfeksiyon geçirdiği için bir daha geçirmez.
DOĞRUSU: Bu virüsle ilgili bilgilerimiz şu an için çok yeterli değil. Antikorlar bakteri ya da virüslere karşı vücudun oluşturduğu bir yanıt ancak Covid 19 enfeksiyonuna karşı koruyuculuk süresi net olarak bilinmiyor. Antikor düzeyi ile koruyuculuk arasındaki ilişki de tam olarak açıklanabilmiş değil. Antikor (IgG antikoru pozitif) testinin pozitif olması sadece hastalığı geçirmiş olduğumuzu gösterir. Ancak yeniden hasta olmaktan koruduğunu gösteren yeterli bir kanıt henüz bulunmamaktadır. Bazı antikor testleri yeni koronavirüs ve diğer koronavirüslerle “çapraz reaksiyonlar” verebilir; geçirilmiş olan gribal enfeksiyon sonucunda da test pozitif olabilir.

  • Açık alanda sadece ben maske taksam çevremdekiler takmasa da olur.
DOĞRUSU: Açık alanlarda dahi maske kullanılmaması ve sosyal mesafeye uyulmaması sonucunda bulaş olabilir. Asemptomatik taşıyıcının maske kullanmaması durumunda sosyal mesafeye de dikkat edilmezse bulaş kaçınılmaz olabilir. Fiziksel mesafeye dikkat edilmediğinde ve karşılıklı iki kişiden birinin maske takmaması durumunda bulaş olasılığı yüzde 5 iken, her iki kişinin maske takması ve fiziksel mesafeye uyması durumunda bulaş riski olmayacaktır. Virüsün damlacık yoluyla ve yakın temasla bulaştığı gerçeğinden yola çıkarak her bireyin maske kullanması ve fiziksel mesafeye dikkat etmesi ve uyum göstermesi bulaşın yayılımının önüne geçecektir.

Covid 19’dan korunmak için maske kullanımı, el hijyenine uyum gösterilmesi ve sosyal mesafeye uyulmasının önemini tekrar vurgulayan ve hatırlatan Prof. Dr. Pınar Çıragil, “Bunların yanında bazı ek önlemlerin alınması da gerekir. Halk arasında bu kurallara uyulmasını da sağlamak lazım” diye konuştu.
Kaynak
 

Candan

Doğa Sevdalısı
Uzman Üye
16 Mayıs 2021
493
1.293
Tabiatın Ortası
COVID-19 Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Çok geniş bir aile olan coronavirüs ailesinde oluşan bir Mutasyon sonucunda ortaya çıkan COVID-19, ilk defa bu ölçekte bir salgına neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından Şubat ayında pandemi olarak ilan edilen salgın hakkında, sosyal medya aracılığıyla yaşanan büyük bir bilgi kirliliği olduğu görülüyor. Kriz durumlarında, özellikle de ölüm riskinin bulunduğu ve yayılma hızı çok yüksek olan bir salgın ortamında birçok açıdan yararlı bilgilerin paylaşılmasının yanında, insanlarda endişe ve paniğe yol açabilecek fiktif (uydurma) bilgilerin de sanal haberleşme ortamında dolaşmakta olduğu görülüyor. Yaşanan sanal kirliliğe sağlık personeli, hatta doktorların bile inanarak, halk sağlığı açısından riskli veya zararlı olabilecek yöntem ve öneriler hızla yayılıyor.

Yeni coronavirüs tüm dünyada insanlara bulaşmaya devam ederken, bu virüs hakkındaki haberler ve sosyal medya paylaşımları da internette yayılıyor. Özellikle hastalığa karşı alınması gereken önlemler ve hasta olmamak için verilen tavsiyelerde yaşanan bilgi kirliliği insanların doğru bilgiye ulaşmasını da engelliyor.

Biyolojik savaş değil!

COVID-19 virüsü mutasyon geçirmiş ve doğadaki yarasalardan kaynaklanmış olma ihtimali çok yüksek bir virüstür. Sanılanın aksine bir biyolojik savaş mikrobu olma kabiliyeti mantık dışıdır. %80'i asemptomatik veya çok az belirti ile genç nüfus üzerinde ölümcül etkisini göstermeyen bir biyolojik ajanın, "asker toplumunun" 18-25 yaş gençlerden oluştuğu göz önüne alınır ise çok etkin bir saldırı silahı olamayacağı gerçeğini görmek gerekir. Zaten hiçbir dünya ülkesi, koruyucu aşısını ve tedavisini bilmeden kaynak ülkeye dönüp kendisini de ekonomik, idari ve sosyal bir problemle karşı karşıya bırakabilecek bir biyolojik silahı fütursuzca kullanabilecek kadar akıl ve mantıktan uzaklaşamaz. Acaba laboratuvar kazası olabilir mi? sorusunun yanıtını tam olarak bilmemekle birlikte, Çin Halk Cumhuriyeti’nde salgının başlama noktasının daha çok vahşi hayvan eti (yarasa, fare, yılan gibi) tüketilen bir bölge olması, aynı virüsün vahşi hayvanlarda da görülmüş olması, ayrıca canlı virüslerle çalışma yapan biyo-güvenlikli laboratuvarların çok katı denetim altında tutulması gibi nedenlerle bu olasılığın da çok zayıf olduğunu söyleyebiliriz.

Hastalık solunum salgılarıyla bulaşıyor

Solunum yolları enfeksiyonlarında olduğu gibi COVID-19’da da bulaşma solunum salgılarıyla gerçekleşiyor ve damlacık bulaşması deniliyor. İnsanlar konuşurken, öksürük ve hapşırıkla solunum salgılarını küçük sıvı damlacıkları şeklinde havaya yayıyorlar. 5 mikrondan daha büyük bu damlacıklar havada çok kısa sürede asılı kalıyor. Daha sonra yüzeylere iniyor ve bu cansız yüzeylerde bir müddet daha bulaşıcı olarak kalabiliyor. Yüzey temizliği ve elleri yıkamak yüzeyde kalan bu bulaştırıcı damlacıkların yayılımını engelliyor. Bir diğer yönden aeretörle yapılan diş tedavilerinde ve bronkoskopi gibi girişimsel tıbbi işlemlerde ortaya saçılan damlacıkların (1-2 mikron gibi çok küçük sıvı partikülleri) havada asılı kalması esintiyle birlikte kapalı mekanları kirletme ihtimalini yükseltiyor. Bundan dolayı diş tedavilerinin (aeretör kullanılması gereken) bir süre ertelenmesi gerekiyor.

Virüse karşı tedavi yolları

Virüsler bildiğimiz çok çeşitli antibiyotiklerle ölmez. Virüsleri dış ortamda, laboratuvarlarda ürettiğimiz yerlerde (ki bunlar canlı hücre kültürü veya canlı yumurta hücresi membranları olabilir), ortama katılan çeşitli ilaç veya maddelerle yok etmek son derece kolaydır. Bu durum in-vitro dediğimiz bir durumdur. Yani vücut dışı üretme. Virüslerin canlılar içinde (in-vivo) yok edilebilmesi için ise anti-viral ilaçlara ihtiyaç duyulur. Bu ilaçlar insan (veya hayvan) dokularına, organlarına veya hücrelerine zarar vermezken, virüsü yok ederek iyileşmeyi sağlarlar. Uçuk virüsünde kullanılan asiklovir, grip virüsünde kullanılan oseltamivir, HIV'de kullanılan birçok anti-viral bu şekilde etki gösterir.

Ancak COVID-19' özgü bir ilaç şu an için deneysel düzeydedir. Etkinlikleri için bilgi birikimi yeterli düzeyde değildir. Ama yine de kullanılabilecek deneysel aşamada olan anti-viral ve immün yanıt düzenleyici ilaçlar vardır ve olgu bildirimlerinden olumlu sonuçlar alınmakta olduğu ve hastalık süresini azaltarak yoğun bakımdan çıkışı kolaylaştırdıkları anlaşılmaktadır. COVID-19 gibi %80-85 oranda iyileşme ile sonuçlanabilecek bir hastalıkta tedavi modellerinin yararlı olduğunu gösterebilmek için binlerce hasta üzerindeki ilaç etkinliklerinin ve klinik laboratuvar sonuçların bilimsel olarak yorumlanması gerekir. Bu durum diğer bir salgında yaşanan (Kırım Kongo Kanamalı Ateşi-Ribavirin etkileşiminde olduğu gibi) yorumlama zorluğu ile karşımıza çıkacaktır. Bu durumda ise tedavi kararlarında DSÖ veya CDC gibi bilimsel örgütlerin rehberlerine bakmak yararlı olacaktır. Esasında KKKA da, COVID-19 hastalığına benzer şekilde bir sitokin fırtınası doğurur. Ancak kendi bağışıklık sistemimizin hedef alarak hasar verdiği doku ve organlar farklıdır.

COVID-19 hakkında doğru bilinen yanlışlar

- Sarmısaklı su, alkol, tuzlu su, çeşitli antiseptik gargaralar gibi sıvıların boğaz ya da burun mukozasına uygulanması kesinlikle koruyucu değildir. Bu uygulamalar, mukoza bütünlüğünü bozarak virüslerin bu bölgelerdeki hücrelere tutunmasını kolaylaştırabilir.

- Vitamin ilaçlarının, çeşitli besin takviyelerinin ve bitkisel ürünlerin immün sistemi kuvvetlendirdiği bilgisi tamamen yanlıştır. Normal fizyolojik durumumuzda bu sistem tam dengede durur, hiçbir ilaç veya maddenin bağışıklık kuvvetlendirici etkisi yoktur. Çünkü aşırı çalışan bir immün sistem, oto-immün hastalık grubuna davetiye çıkartır. İyi beslenme, iyi uyku ve iyi dinlenme, sigara, tütün ürünleri ve aşırı alkolden uzak durmak, ruhsal durumumuzu hoş tutmak, aşırı ruhsal gerginliklerden kaçınmak dengeli bir immün sistem için elzemdir.

- Sıcak uygulama, sauna, nem ya da soğuk uygulama virüsleri yok edemez. Virüsler 56C derecede ölür ama bu sıcaklıkta kendi hücrelerimizin içindeki proteinler de denatüre olarak hücrelerimizin ölümüne yol açar.

- Çok soğuk ya da çok sıcak bölgelerde de COVID-19 insanları hastalandıracak potansiyele sahiptir. Bu bölgeler sosyal yakınlaşmanın çok az olduğu yöreler olduğundan ve daha az sayıda insan yaşadığından hastalık daha az görülür (Çöller, tropik ormanlar, Alaska’nın ve Sibirya’nın uç bölgeleri, kutuplar).

- Virüslerin canlı olarak kalabilmesi için mutlaka canlı hücrelere ihtiyaç vardır. Kargo yolu ile veya uzaktan satın alınan çeşitli ürünlerle bulaşma olasılığı çok zayıf, hatta olanaksızdır.

- Kısa sürede plastik, çelik, karton üzerinde canlı kalabilen COVID-19’dan özellikle market alışverişleriyle gelen ürünlerin, 1-2 saat ev dışında bekletilmesi bulaşma olasılığını ortadan kaldırmaya yeterlidir. Bu ürünlerin dezenfekte edilmesi, bazı dezenfektanların toksik olması nedeniyle riskli de olabilir.

- Maskenin koruyuculuğuna güvenmek yanlıştır. Evde kalarak sosyal mesafe dediğimiz bir buçuk metreyi korumamız, sarılma-tokalaşma-öpüşme gibi sosyal yakınlaşma eylemlerini yapmamamız gerekir.

- Maske ve cerrahi eldivenlerin insanları koruyamadığı gibi, diğer insanlar açısından daha da risk teşkil edebilecekleri bilinmektedir.

- Maskeler kendisinde ateş veya solunum belirtileri (öksürük, hapşırık, burun akıntısı, balgam çıkartma gibi) olan hastaların diğer hasta olmayanları koruması için kullanılmalıdır. Daha da önemlisi N-95 gibi virüsleri de izole edebilecek maskelerin sadece bu hastalara yoğun bakım veren veya işlem yapan sağlık personeli için saklanması gerekir.

- Eldiven takan bir kişinin korunduğunu sanarak, kendini daha güvenli hissetmesi ve kirlenmiş eldivenleriyle her yeri ellemesi diğer insanlara risk oluşturacaktır. Ellerin sık sık su ve sabunla 30-60 saniye yıkanması yeterlidir.

- Sıtma ilaçları, tonik su içeren içecekler, kinin içeren ilaçlar asla koruyucu değildir. Bunların kullanılması yan etki problemleriyle karşılaşabilme açısından toplum sağlığı açısından risk oluşturur.

- Sıtmada ve bazı romatizmal hastalıklarda kullanılan özel bir ilaç, akciğer hasarına yol açmış COVID-19 hastalarının tedavi protokollerinde bulunmaktadır. Bu özel ilaç, koruyucu olarak yanlış kullanılır ise immün sistemi zayıflatabileceğinden hastalığın olma ihtimalini yükseltebilir.

- Evcil hayvanlarımızın ya da sokak hayvanlarının insandan insana bulaşma kabiliyetini kazanmış bu coronavirüsü bulaştırmada herhangi bir rolü yoktur.

- Salgındaki ölüm oranları hakkında son derece spekülatif sayılar toplumsal paniğimizi artırmaktadır. Şunu hemen belirtelim ki gerçek fatalite (ölüm) hızı, toplumsal bağışıklığın ölçülebilmesiyle ortaya doğru olarak konulabilecektir. Bu süre en iyi tahminlere göre 7-8 aydır. Yıl sonuna doğru, hastalığa maruz kalmış çok kalabalık kitlelerde COVID-19 özgül IgG antikorlarının ölçülmesi, hastalığı belirtisiz geçirenlerle, iyileşmiş hasta sayılarının da ölümle biten hasta sayılarına orantılanması bize gerçek ölüm hızlarını verecektir. Bu hızın şu anda belirlenen hızın çok çok altında bir sayı olması şaşırtıcı olmayacaktır.

8 Maddede Yapılması Gerekenler


1. Mümkün olduğu kadar evde kalın, gerekmedikçe dışarı çıkmayın.
2. Gerekmedikçe ve acil bir durum olmadıkça hastanelere sağlık kuruluşlarına gitmeyin.
3. Rutin sağlık sorunlarınızı erteleyin.
4. Yaşlılarınızı (65+) koruyun. Onları toplumdan ve eğer evde bir içeri bir dışarı yapmak zorundaysanız kendinizden ve diğer ev halkından da izole edin.
5. Yakınlarınızdan duyduğunuz veya internetten okuduğunuz her bilginin doğruluğuna inanıp, yaymayın.
6. Gereksiz önlemlerle ekonomik gücünüzü boşa harcamayın
7. Paniğe kapılmayın ve ruhunuzu rahatlatacak uğraşlar yapın
8. Ruhsal ve bedensel olarak hijyeninize dikkat edin.

Prof. Dr. Levent Doğancı
Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzma
 

Deepest

Deneyimli üye
Yönetici
23 Mart 2021
887
2.383
İstanbul
Ben ne olursa olsun bu virüsün kasti olarak labaratuvar da üretilip kasten bulaştırıldığı düşüncesindeyim. Buradaki amaç yaşlı nesil değil, zayıf bünyeli insanları saf dışı bırakmak ve güçlülerle devam etmek.

Ayrıca bir de şehir efsanesi var bilmiyorum ama sigara kullanan insanlarda Corona nın çok ağır etki yaratmadığı. Artık nikotinden boğuluyor mu ne ya da ciğerler dolu inecek ciğer de bulamıyor olabilir 🤪
 

Çok Okunan Konular

Top