• Eğlenceli genel forumlar arasında bir yıldız gibi parlayan en iyi genel forum sitesi Dipsiz Forum'a hoş geldiniz.

    Sadece 3 saniyenizi ayırarak, reklamsız ve güncel forumlar deryasına atlamaya ne dersiniz? Haydi, burası dipsiz bir forum, burada her şey var!

Yehova Şahitleri

Rick

Azimli üye
Deneyimli Üye
29 Temmuz 2021
171
0
Yehova'nın Şahitleri, binyılcı, restorasyoncu ve teslis karşıtı inanca sahip, ana akım Hristiyanlıktan ayrılan bir Hristiyan mezhebidir.Topluluk, kendisini bir Hristiyan mezhebi olarak değil, Hristiyanlıktan, Yahudilikten ve diğer dinlerden ayrı bir din olarak görmektedir.Hristiyanlıktan farklı oldukları hususunda Yehova'nın Şahitleri ile aynı fikirde Hristiyanlar da vardır.Topluluk, dünya çapında, evanjelizm faaliyeti yürüten 8,68 milyon üyesi bulunduğunu ve Son Akşam Yemeği anmasına toplam yaklaşık 20 milyon yıllık katılımın olduğunu rapor etmektedir.Yehova'nın Şahitleri, Warwick, New York'ta toplanan kıdemlilerden oluşan Yehova’nın Şahitlerinin İdari Organı tarafından yönetilmektedir. Bu idari organ, Kitab-ı Mukaddes'in tevillerine dayanarak, mezhebin öğretilerini kararlaştırmaktadır.Yehova'nın Şahitlerinin mensupları, Armageddon'un çok yakında gerçekleşeceğine inanırlar ve onlara göre insanlığın karşılaştığı bütün sorunların çözümü ancak Tanrı'nın Krallığı'nın dünyada egemen olması ile gerçekleşecektir.

Oluşum ilk kez 1870'lerin sonlarında ABD’nin Pensilvanya eyaletine bağlı olan Pittsburgh şehrinde Charles Taze Russell’ın liderliğinde ortaya çıktı. Köken bakımından Amerikalı bir baptist vaiz olan William Miller’in (1782-1849) önderlik ettiği Millercilik grubunun dünyanın sonu ile alakalı teorilerine ve öğretilerine dayanmaktadır (bkz. binyılcılık).1870'lerde Kitab-ı Mukaddes Öğrenci Hareketi'ni kuran Charles Taze Russell (1852-1916), aynı dönemde 1881’de, topluluğun dînî yayınlarını organize etmek ve yayımlamak için Zion's Watch Tower Tract Society'yi (Siyon'un Gözcü Kulesi Dînî Yayın Topluluğu) kurdu.Yehova'nın Şahitlerinin basım yayım kuruluşu olarak görev yapan Siyon'un Gözcü Kulesi Dînî Yayın Topluluğu'nun günümüzdeki adı Pensilvanya Gözcü Kulesi Kitab-ı Mukaddes ve Dînî Yayın Topluluğu’dur (Watch Tower Bible and Tract Society of Pennsylvania). Aylık olarak yayımlanan dergilerinin adı The Watchtower’dır (Gözcü Kulesi). Charles Taze Russell'ın vefatının ardından kurduğu toplulukta liderlik krizi yaşandı. Russell'ın haleflerinden birisi olan Joseph Franklin Rutherford, Gözcü Kulesi Kitab-ı Mukaddes ve Dînî Yayın Topluluğu'nu ve mülklerini, kendi takipçileri adına sahiplendi.Topluluk, "Yehova'nın Şahitleri" ismini, kendilerini diğer Russell takipçisi gruplardan iyice ayırt etmek için 1931 yılından itibaren kullanmaya başlamıştır.

Yehova'nın Şahitleri, daha çok, kapı kapı dolaşarak inançlarını tebliğ etme, Gözcü Kulesi ve Uyanış! gibi dergileri dağıtma, askerlik görevini reddetme ve kan nakline karşı çıkma özellikleriyle bilinirler. Tanrı'nın ismini dile getirmenin uygun bir ibadet için hayati öneme sahip olduğunu kabul ederler. Teslisi, ruhun şarta bağlı ölümsüzlüğünü, Cehennem azabını, Kitab-ı Mukaddes'e dayanmadığı savunmasıyla reddederler. Yılbaşı'nı, Paskalya'yı, doğum günlerini ve Hristiyanlıkla ilgisi olmadığını ve pagan kökenli olduğunu savundukları diğer dînî günleri ve gelenekleri ifa etmezler.Dînî referans metni olarak genellikle Kitab-ı Mukaddes'in Yeni Dünya Çevirisi'ni kullanırlar, bununla beraber yayınlarında ve eserlerinde diğer Kitab-ı Mukaddes çevirilerinin alıntılandığı ya da referans gösterildiği de görülmektedir.Yehova'nın Şahitlerine mensup olanlar, akidelerini genel olarak "Gerçek" ibaresiyle ifade ederler, kendilerini "Gerçeğe mensup" olarak vasıflandırırlar.Seküler toplumun ahlâkî olarak bozulmuş ve Şeytan'ın etkisi altında olduğuna inanırlar, bu yüzden olabildiğince kendilerini Şahitler dışındaki toplumla etkileşimden uzak tutmaya çalışmaktadırlar.Cemaat içi disiplin uygulamalarının bir parçası olan "kardeşlikten çıkarma" tabiri, cemaatten ihraç ve uzaklaştırma uygulamasını adlandırmak için kullanılır. Bu uygulama, ancak, en ciddi kural ihlallerine karşı kullanılan bir son çaredir.Resmî olarak topluluğu terkeden vaftizli üyeler "ilişiği kesilmiş" olarak vasıflandırılır ve uzaklaştırma uygulamasına tabi kılınır. Kardeşlikten çıkarılmış ya da ilişiği kesilmiş üyeler, eğer pişmanlık ifade ederlerse, tekrar topluluğa kabul edilebilmektedir.

Topluluğun, askerlik hizmetine ve devlet sembollerine (milli marş, bayrak gibi) karşı vicdani retçilik tutumu, Yehova'nın Şahitlerinin bazı hükümetlerle sorunlar yaşamasına sebep oldu.Yine bu tutumlarından dolayı, bazı ülkelerde Yehova'nın Şahitleri zulme maruz kaldılar veya kovuşturmaya uğradılar ya da faaliyetleri yasaklandı. Yehova'nın Şahitlerinin kendilerine karşı böyle uygulamalara karşı verdikleri yasal mücadeleler, bazı ülkelerde insan haklarının korunmasına yönelik kanunlar çıkarılması süreçlerine olumlu etkide bulundu.

İsmin kökeni

Bu oluşumun mensupları, Yehova'nın Şahitleri ismini, Kitâb-ı Mukaddes'te Tanrı'ya hitaben YHVH (יהוה‎) hâliyle yaklaşık yedi bin kez geçen ve "Rab" veya "ilah" anlamına gelen "Yahveh" sözcüğünden almaktadır.Yehova'nın Şahitleri ismin "Yehova" olarak kullanılması gerektiğini savunmakta ve kendilerine "Tanrı'nın şahitleri" manasında "Yehova'nın Şahitleri" demektedirler. Tetragrammaton, Kitab-ı Mukaddes'in İbranice metinlerinde Yehova olarak değil dört ünsüz harf olan "YHVH" olarak geçmekte ve genellikle "Yahve" olarak okunmaktadır. Tanah'ta Tanrı'nın ismi olarak zikredilen şu isimler yer almaktadır: Yahve, Elohim, Ha-Şem, Adonay.Bununla birlikte, Yahudiler, Çıkış 20:7'deki buyruk sebebiyle Tetragrammaton'u telaffuz etmezler ve bunun yerine Tanrı'nın Rab, Elohim, Adonay gibi diğer isimlerini zikrederler."Yahve" ya da "YHVH" kelimeleri, Eski Ahit yazarları tarafından İsrailoğullarının kendi milli tanrılarını ifade etmek için kullanılmıştır.Gerçekte, Tetragrammaton'un nasıl telaffuz edildiğine dair kesin bilgi bulunmamaktadır. Bunun sebebi şudur, İsrailoğulları bu dört harfin telaffuzunu hiç kullanmıyor, bunun yerine Rab, Elohim, Adonay gibi Tanrı'nın başka isimlerini telaffuz ediyorlardı, dolayısıyla, Tetragrammaton'un nasıl telaffuz edildiği metinlere geçmedi. Yahudilerin kullanımıyla Yahve, ya da Yehova'nın Şahitlerinin kullanımıyla Yehova telaffuzu dört harfin (יהוה) standart okunuşları göz önünde bulundurularak yapılmaktadır. Sonuç olarak Yehova şahitleri tarafından "Yahve" kelimesi "Yehova" olarak telafuz edilmektedir.1931 senesine kadar, Yehova'nın Şahitlerinin adı Yehova'nın Şahitleri değildi. Topluluk, Charles Taze Russell'ın kurduğu Kitab-ı Mukaddes Öğrencileri Hareketi'nin bir parçası idi. 1879-1880 yıllarında Russell'ın destekçilerinden oluşan otuz civarında cemaat oluştu. Russell, bütün bu grupları ziyaret edip seminerler verdi ve onları Kitab-ı Mukaddes Öğrencileri olarak adlandırdı ve onları İsa'nın gerçek cemiyeti olarak vasıflandırdı. Bu ilk zamanlarında, Russell'ın takipçileri, öngördükleri 1874, 1914 ve 1925 yıllarında İsa Mesih'in kısa zaman içerisinde dünyaya geri döneceğini insanlara tebliğ ettiler.Öngörülen tarihlerde İsa'nın dünyaya geri dönüşü gerçekleşmediği için Kitab-ı Mukaddes Öğrencileri Hareketi içinde bölünmeler yaşandı. Yehova'nın Şahitleri ismi ilk kez, topluluğun lideri Joseph Franklin Rutherford tarafından, 1931 senesinde Yeşeya 43:10'a dayanarak belirlendi.

1870'te, Charles Taze Russell ve başkaları, Pensilvanya'nın Pittsburgh şehrinde Kitab-ı Mukaddes'i incelemek amaçlı bir grup kurdular.Grubun toplantıları boyunca, Russell ana akım Hristiyanlığın birçok inancını sorguladı ve eleştirdi. Bu inançlara örnek olarak ruhun ölümsüzlüğü, Cehennem ateşi, mukadderat, İsa Mesih'in ikinci gelişinin cismani bedenle olması, teslis ve dünyanın sonunda dünyanın ateşle mahvolması inançları gösterilebilir.1876'da Russell, Nelson H. Barbour ile görüştü. Aynı yıl içinde bu ikisi Three Worlds (Üç Dünya) adında bir kitap çıkardılar. Kitap, ahir zamana dair kehanetler ve dünyanın ahir zaman felaketlerinin ardından onarılması düşüncelerinin bir sentezidir. Kitapta Tanrı'nın insanlık üzerindeki tasarruflarının çağlara ayrılmış surette gerçekleştiği öğretilmektedir, buna göre her Tanrısal çağın sonunda bir hasat gerçekleştirilmektedir. 1874'te İsa Mesih dünyaya, görünmez bir ruh olarak geri dönmüş ve İncil çağının hasatını gerçekleştirmiştir ve 1914 yılı ise 2520 senelik bir devir olan Centil Çağı'nın sonu olacak ve 1914'te dünya toplumu tam manasıyla Tanrısal krallığa dönüştürülecektir.1878'den başlayarak Russell ve Barbour Herald of the Morning (Sabah Habercisi) adında bir dînî dergi çıkarmaya başladılar.Haziran 1879'da tercih ettikleri öğreti farklılıklarından dolayı Russell ve Barbour ayrıldılar. Temmuz 1879'da Russell Zion's Watch Tower and Herald of Christ's Presence (Siyon'un Gözcü Kulesi ve Mesih'in Bizimle Oluşunun Habercisi) dergisini yayımlamaya başladı.Dergide esas olarak, şu anda ahir zamanın yaşandığını ve Mesih'in egemenliği altında yeni bir çağın başlamasının çok yakın olduğunu anlatmaktaydı.

1879'dan itibaren Gözcü Kulesi destekçileri özerk cemaatler şeklinde toplanarak Kitab-ı Mukaddes incelemesi yapıyorlardı. Otuz cemaat teşekkül etti ve 1879 ilâ 1880 arasında Russell bütün bu cemaatlerin her birisini ziyaret edip, ne şekilde toplanmaları ve faaliyet yürütmeleri gerektiği konusunda onlara sistemlerini öğretiyordu.1881'de Siyon'un Gözcü Kulesi Dînî Yayın Topluluğu, William Henry Conley'nin başkanlığında faaliyet yürütüyordu. Russell bu topluluğu dînî yayınlar ve Kitab-ı Mukaddes dağıtan, bir kâr amacı gütmeyen kuruluşa dönüştürdü.1900 civarında Russell, tam zamanlı ya da yarı zamanlı çalışan binlerce seyyar kitap satıcıları organize eder hâle geldi.O, ABD dışındaki ülkelere misyonerler atayıp yabancı şubeler açmaya başladı. 1910'larda, Russell'ın örgütünde yaklaşık yüz tane seyahat eden vaiz vardı (Örgüt, kendi içinde bu dolaşan vaizleri "hacı" olarak vasıflandırıyordu).Russell, kendi dönemi boyunca küresel yayıncılık faaliyetlerine ciddi teşebbüs gösterdi.1912 yılında o, ABD'de en çok dînî yayınları dağıtılan Hristiyan yazardı.

Russell, 1912'de, Gözcü Kulesi Topluluğu'nun merkezini New York, Brooklyn'e taşıdı, matbaacılık binasını bir ibadethane binası ile birleştirdi. Gönüllü çalışanlar, yakınlarda ve adı Bethel konulan bir binada kalıyorlardı. Russell kurduğu bu dînî hareketi "Kitab-ı Mukaddes Öğrencileri" olarak adlandırdı. Resmî olarak ise Uluslararası Kitab-ı Mukaddes Öğrencileri Derneği ismi kullanılıyordu.1910'larda, hareketin dünyâ nüfusu 50 bin civarında kişiden oluşuyordu.Topluluğu oluşturan cemaatler, Russell'ı her yıl yeniden baş rahip olarak seçiyordu. Russell 31 Ekim 1916'da, bir vaaz seyahatinden dönerken, 64 yaşında öldü.

Ocak 1917'de, Gözcü Kulesi Topluluğu'nun yasal temsilcisi, Joseph Franklin Rutherford, Russell'ın ardından topluluğun lideri olarak seçildi. Seçilişi tartışmalı oldu ve topluluğun yönetim kurulu Rutherford'u istibdat uygulamakla ve gizli saklı davranmakla suçladı.Destekçileri ve muhalifleri arasındaki ihtilaf, gelecek on yıl boyunca topluluğun üyeleri içinde yeniden örgütlenmeler ve gruplaşmalar doğurdu.Rutherford, Haziran 1917'de, Russell'ın Studies in the Scriptures (Kutsal Metin Çalışmaları) serisinin yedinci cildi olarak The Finished Mystery (Tamamlanmış Gizem) adlı kitabı yayımladı. Russell'ın ölümünden sonra yayımlanan bir eseri olan kitapta Russell'ın Hezekiel kitabı ve Vahiy kitabı üzerine yaptığı tefsirler ve Kitab-ı Mukaddes Öğrenci Hareketi üyelerinden Clayton Woodworth'un ve George Fisher'ın yazdığı birçok ek metinler yer almaktadır.Kitap, Katolik ve Protestan din adamlarını ve Hristiyanların Birinci Dünya Savaşı'na girişini şiddetle eleştirmektedir.Bu yüzden, Gözcü Kulesi Topluluğu'nun yöneticileri, 1918'de 1917 Casusluk Kanunu kapsamında, isyana teşvik suçlamasıyla tutuklandılar. Topluluğun üyeleri halk kalabalıkları tarafından saldırılara uğradılar. Yöneticiler, Mart 1919'da serbest bırakıldı ve aleyhlerinde açılan davalardan 1920'de aklandılar.

Rutherford, Gözcü Kulesi Topluluğu'nun örgütsel denetimini merkezileştirdi. 1919'da, her kilise cemaati için bir yönetici atadı ve bir yıl sonra da her cemaatin liderinin, vaaz faaliyetleri hakkında Brooklyn'deki merkeze haftalık bilgilendirmede bulunması talimatı verildi.Eylül 1922'de Ohio'daki Cedar Point parkında gerçekleştirilen uluslararası kurultayda, kapı kapı vaaz faaliyetlerinin ifa edilmesine vurgu yapıldı.Rutherford'un yirmi beş senelik başkanlığı döneminde topluluğun öğretilerinde ve yönetim yapısında düzenli bir şekilde önemli değişiklikler yürürlüğe kondu. Buna ek olarak, İsrailoğullarının İbrahim ve İshak gibi atalarının 1925'te dirileceği ve bu dirilişin, Mesih'in bin yıllık dünya krallığının başlangıcı olacağı duyuruldu.Toplulukta uygulanan değişiklikler ve gerçekleşmemiş kehanetlerden dolayı yaşanan hayal kırıklıklarının neticesinde, Rutherford'un görevinin ilk yarısı boyunca on binlerce üye, Gözcü Kulesi Topluluğu'ndan ayrıldı ve başka bağımsız Kitab-ı Mukaddes öğrenci hareketleri kurdular.Bu akımların çoğu hâlen varlığını sürdürmektedir.1919'un ortalarında, Russell zamanında üyeliği olanlardan yedide biri, Topluluk ile ilişkisini kesti ve bu sayı 1920lerde dörtte üçe ulaştı.

26 Temmuz 1931'de, Columbus, Ohio'da toplanan bir kurultayda Rutherford, Yeşaya 43:10'a dayanarak, resmî kararla topluluk için benimsenmiş olan yeni ismi üyelere sundu: Yehova'nın Şahitleri. Rutherford, bu ismi, kendi Kitab-ı Mukaddes Öğrenci Hareketi grubunu, kendileri ile bağlantıyı kesmiş olan diğer Kitab-ı Mukaddes Öğrenci Hareketi kolları ile aralarında bir fark belirginleşmesi için ve toplulukta yeni bir anlayış oluşumunu ve topluluğun yeni evanjelizm yöntemlerini vurgulamak için seçti.1932'de Rutherford, yerel olarak seçilen cemaat liderleri uygulamasını tamamen sona erdirdi ve 1938'de topluluğa, Tanrı tarafından yönetilen anlamına gelecek şekilde "teokratik" vasıflandırmasını yaptığı bir örgütlenme biçimi sundu, bu sistemde bütün yerel cemaatlerin liderliği Brooklyn'deki merkez kurul tarafından atanacak hâle getirildi.

1932'den itibaren, 144.000 kişilik "küçük sürü"nün, Armageddon'dan kurtulan tek grup olmayacağı öğretilmeye başlandı. Rutherford'a göre, Mesih ile birlikte gökten dünyayı yönetecek olan 144.000 kişilik "meshedilmiş"lerden başka, "büyük kalabalık" denilen büyük bir grup, dünyada tesis edilmiş olan cennette yaşayacaktı. 1935 senesinden itibaren topluluğa yeni katılan inançlılar, bu ikinci gruptan sayıldılar.1930ların ortalarında, Mesih'in gelişi (Yunanca parousia olarak bilinir), kral olarak hükmetmeye başlaması ve ahir zamanın başlangıcı, 1914 senesi olarak kabul edilmeye başlandı.Topluluğun Kitab-ı Mukaddesi yorumlayışı zamanla evrildi. Yehova'nın Şahitleri'nin yayınlarında milli bayraklara saygı göstermenin putperestlik olarak görüldüğü beyan edildi. Bu tavır, ABD'de, Kanada'da, Almanya'da ve diğer ülkelerde Yehova'nın Şahitlerine karşı muhalefet ve yeni bir linç dalgasına yol açtı.

Ocak 1942'de Rutherford öldüğünde, Yehova'nın Şahitlerinin dünya genelinde üye sayısı 5.323 cemaatte toplam 113.624 kişi olmuştu.

Sonraki gelişmeler (1942'den günümüze)


Nathan Knorr, 1942'de Gözcü Kulesi Kitab-ı Mukaddes ve Dini Yayın Topluluğu'nun üçüncü lideri olarak seçildi. Knorr, Kutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi adı verilen yeni bir Kitab-ı Mukaddes çevirisi yapılmasına karar verdi. Bu tercümenin bütünü, 1961 yılında tamamlanıp yayımlandı. Knorr, geniş katılımlı uluslararası toplantılar organize etti, üyeler için yeni eğitim programları oluşturulmasına karar verdi ve dünya genelinde şubeler açılması için ve tebliğ faaliyetlerinin genişletilmesi için çaba gösterdi.Knorr'un başkanlığı döneminde, Şahitlerin yaşam tarzları ve davranışları hususunda üyelere verilen talimatlarda ve çizgileri kesin olarak belirlenmiş bir ahlaki yaşam için uygulanan kilise disiplininde de artış görüldü.

1966'dan itibaren Şahitlerin yayınlarının içeriği ve toplantılarında yapılan konuşmaların içeriği, Mesih'in bin yıllık hükümdarlığının 1975'te ya da bundan kısa süre sonra başlayacağı beklentisini üyelerde uyandırdı.Bu yüzden, 1966'da 59 bin olan vaftiz edilmişlerin sayısı, 1974'te 297 bine kadar yükseldi. 1975 yılı geldiğinde toplam üye sayısı iki milyona erişti. 1975 kehanetinin yanlış çıkması üzerine 1970lerin sonlarına doğru üye sayısında düşüş meydana geldi.Gözcü Kulesi Topluluğu'nun yayınlarında 1975 senesinde dünyanın sonunun geleceğine dair kesin bir ifade kullanılmamıştı. Bununla birlikte, 1980 yılında Gözcü Kulesi Topluluğu, 1975 senesine dair insanları umutlandıran ifadelerin kullanıldığını itiraf etti.

1972'de Şahitler cemaatlerinde kilise mütevelli heyeti makamı ve rahiplik makamı, bu makamlara yerleştirmeler merkezden yapılmak üzere, yeniden tesis edildi.Daha sonra şube yönetici heyetleri tarafından da bu yerleştirmelerin yapılmasına karar verildi. Eylül 2014'te başlamak üzere, tayinlerin seyyah denetçiler tarafından yapılacağı duyuruldu. 1976 yılında gerçekleştirilen esaslı bir örgütsel değişiklik ile, Gözcü Kulesi Topluluğu'nun başkanının iktidarı sınırlandırıldı ve öğretisel ve örgütsel kararları verme yetkisi Yehova'nın Şahitlerinin İdari Organı'na devredildi.Knorr'un 1977'de ölümünden sonra, başkanlık makamında sırasıyla Frederick Franz (1977-1992) ve Milton Henschel (1992–2000) yer aldı. 2000'den bu güne ise idari organın üyesi olmayan başkaları tarafından başkanlık ifa edildi. 1995'te Yehova'nın Şahitleri, Armageddon'un 1914'te hayatta olan neslin ömürlerinin bir döneminde gerçekleşeceği inancını terketti ve 2010 yılında, "Armageddon nesli" kavramı ile ilgili öğretilerini değiştirdiler.

Eleştiriler​

Yehova'nın Şahitleri, anaakım Hristiyan toplulukları, tıp camiası ve eski üyeleri tarafından inançları ve uygulamaları neden gösterilerek eleştirilmiştir. Topluluk, doktrinleri içerisindeki tutarsızlıkları ve doktrinlerin değiştirilmesi, gelecek hakkındaki tahminlerinin gerçekleşmemesi, kutsal kitapların taraflı çevirisi, eski üyelerine uyguladıkları kötü muamele ve topluluk içerisindeki otokratik, baskıcı liderlik yapısı ile suçlanmıştır.Acil durumlarda bile kan bağışını reddetmeleri ve cinsel istismar vakalarını yetkililere bildirmemeleri konularında da eleştirlere maruz kalmıştır.Bu iddialar Yehova'nın Şahitleri tarafından reddedilmektedir.

Kaynak : https://tr.wikipedia.org/wiki/Yehova'nın_Şahitleri
 

Hannibal

Üye
Deneyimli Üye
29 Temmuz 2021
81
0
Yehova Şahitleri, Museviliğin etkisi altında kalan bir Hristiyanlık ekolüdür...Hristiyanlıktaki bir çok inanç şekli onlarda da vardır...Ancak " Kilise " olayı yoktur...Detaylarda farklılıkları vardır...Onlar için BAŞMELEK - Mikail çok önemlidir, çünkü İsa zaten O'dur...
 

Hannibal

Üye
Deneyimli Üye
29 Temmuz 2021
81
0
Baş Melek Mikail, kendi isteği ile İsa olarak " günahlara kefaret olmak " için geliyor ama ne hikmetse çarmıhtayken çark ediyor ve " Eli eli lava şavaktani " yani " Allahım allahım niçin beni terkettin " diye serzenişte bulunuyor...Sanırım dünya tatlı geldi....
 
Top